Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Google
 

eMreblog

fenerbahçe cska maçı hakkında

"Şansımız yüzde 80"

Fenerbahçe'nin Brezilyalı yıldızı Roberto Carlos, Şampiyonlar Ligi'nde bir üst tura çıkacaklarından emin konuştu ancak bir de uyarıda bulundu. Fenerbahçe'nin güçlü bir ekip olduğunu söyleyen Carlos, iddiası olmayan CSKA'nın bu maçta tehlikeli olabileceğinin de altını çizdi.

DHA'ya açıklamalarda bulunan Carlos "Bir üst tura çıkma şansımızı %80 olarak görüyorum. Fenerabçe çok güçlü bir takım. İyi oynuyoruz. Bunu herkese görüyor. Kesinlikle İnter - PSV maçından gelecek sonuç ile ilgilenmiyoruz. Kazanmamız gerekiyor. Sadece galibiyeti düşünüyoruz. Stadın dolu olacağını ve iyi bir atmosfer olacağını düşünüyorum" dedi.

CSKA'nın hiçbir iddiası olmaması ile ilgili olarak ise Carlos "Bu bizim avantajımız gibi gözüksede, iddiası olmayan takımların maça rahat çıktıklarını unutmayalım. Rahat oynayacaklardır. Buda bu tip takımları bu maçlar öncesi tehlikeli kılar. Bu yüzden CSKA'nın bu maçta tehlikeli olacabileceğini düşünüyorum ama kendimize güvenimiz tam" şeklinde konuştu.

Wagner Love ve Jo'nun bu maçta oynamayacak olması ile ilgili ise Brezuilyalı yıldız "Gerçekten ikiside çok kaliteli oyuncular. Love ile konuşma fırsatım olmadı. İlk maçta ikiside iyi oynamışlardı. Bu maçta oynamayacak olmaları bizim için avantaj" dedi.

Carlos son olorak Lincoln, derbide Fenerbahçe'ye karşı oynasaydı sonuç daha farklı olurmuydu sorusuna ise "Bunun için kimse bir şey söyleyemez. Lincoln ile ilgili tek söyleyeceğim şey çok iyi bir oyuncu olduğudur" ifadelerini kullandı.



Kaynak: DHA

fb cska maçı

“Rakibi ciddiye alıyor ve saygı duyuyoruz”
11 Aralık 2007 Salı

Teknik Direktörümüz Zico, CSKA maçının camia ve taraftar için çok çok önemli bir maç olduğunu söyleyerek, kararlılık ve azimle bu maçta mücadele edeceklerini söyledi. Futbolda, hiçbir maçın oynanmadan kazanılmayacağını vurgulayan Zico, CSKA'nın hiçbir iddiasının kalmamasının kaybetmek için maça çıkacakları anlamını taşmadığını söyledi. Zico, "Biz rakibi ciddiye alıyoruz ve saygı duyuyoruz. Ciddiyet olmazsa, kötü sonuçla karşılaşabilirsiniz" dedi.
Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu Basın Toplantı Odası'nda oyuncularımızdan Volkan Demirel ile birlikte bir basın toplantısı düzenleyen Zico, maçın taşıdığı anlama dikkat çekti. Zico,"CSKA maçı bizim için çok çok önemli bir maç. Şampiyonlar Ligi'nde kendi evimizde oynayacağımız bu maçtan kesinlikle galibiyetle ayrılmalıyız. Bu maçın taraftar, camia açısından ne tür bir anlamı olduğunu biliyoruz. Tüm isteğimizle, kararlığımızla, azmimizle sahada mücadele edeceğiz. İsteğimiz, yarın taraftarımıza mutluluk yaşatmak" dedi.

CSKA'nın profesyonel bir takım olduğunun altını çizen Zico, "Futbolda, özellikle de Şampiyonlar Ligi'nde bir maç öncesinden kazandık diyemezsiniz. CSKA elenmiş olabilir. Ama bu durum onların iddiasız ve kaybetmek için maça çıkacakları anlamını taşımaz. Hiçbir şekilde iddiaları kalmadı diye kaybedecekler demek doğru değil. Çünkü onlar profesyoneller. Profesyoneller de her maçı kazanmak için oynar" diye konuştu.

İşin ciddiyetinde olduklarını belirten Zico, "Futbol her türlü sonuca açık. Rakibi ciddiye almaz, saygı göstermezseniz kötü bir sonuç alabilirsiniz. Biz rakibi ciddiye alıyoruz ve saygı duyuyoruz. Ciddiyet olmazsa, kötü sonuçla karşılaşabilirsiniz. Ama biz iyimseriz ve ciddiyet içindeyiz" dedi


Bu maçın kendi kariyeri açısından taşıdığı değer hakkındaki bir soruyu ise Zico, "Ben bu maça kendi açımdan değil, Fenerbahçe açısından düşünüyorum. Ben Fenerbahçe'nin profesyoneliyim. Bizim bireysel olarak yaptıklarımız, ekibin başarısı içindir. O nedenle yarın Fenerbahçe taraftarının mutluluğu benim için her şeyden önemlidir" diye yanıtladı.

Zico, sözleşmesiyle ilgili olarak ise "Şu anda önümüzde maçlar ve zaman var. Kontratım sezon sonuna kadar. Burada olmaktan mutluyum. Sezon sonu oturur konuşuruz. Şu anda erken" diye konuştu.

CSKA'nın eksikleri hakkında, "Futbolcuların kişisel olaylarını konuşmayacağım. Bu CSKA takımını ilgilendirir" diyen Zico, kendisinin çalışma tarzını ise, "Ben futbolculara güven veriyorum. O güvenin karşılığını alamadığım zaman, Brezilya'da bir söz vardır destenin dışında kalan bir kağıt oluyor. Ama şu ana kadar Türkiye'de böyle bir durumla karşılaşmadım" diyerek açıkladı.


Appiah, Deniz ve Tümer'in sakatlıkları nedeniyle  yarınki maçın kadrosunda bulunmayacağını söyleyen Zico, bu akşam Porto ile gruptan çıkma mücadelesi yapacak Beşiktaş'a da gönülden başarı dilediğini, Beşiktaş'ın alacağı başarılı bir sonucun Türk futbolu için de önem taşıdığını sözlerine ekledi.


Oyuncularımızdan Volkan Demirel de maçın önemini takım olarak bildiklerini belirterek, "Aldığımız taktik ve tekniği sahaya yansıtarak tur atlayacağız. Bu camia ve bu ülke bir üst turu hak ediyor. Umarım yarın başaracağız" dedi.

fenerbahce.org.re

fenerbahçe cska moskova maçı

Fenerbahçe, Cska Moskova Maçı Hazırlıklarına Başladı

 

Şampiyonlar Ligi'nde CSKA Moskova ile çarşamba günü Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda karşılaşacak olan Fenerbahçe, hazırlıklarına başladı.


Şampiyonlar Ligi'nde CSKA Moskova ile çarşamba günü Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda karşılaşacak olan Fenerbahçe, hazırlıklarına başladı.

Dün akşam ligde Galatasaray'ı 2-0 yenen sarı lacivertliler, Samandıra Tesisleri'nde CSKA maçı hazırlıklarına ara vermeden başladı. Teknik direktör Zico yönetiminde akşam saatlerinde yapılan çalışmaya Galatasaray maçında sahaya ilk onbirde çıkan futbolcular salonda çalışırken, diğer oyuncular yağmur altında yaklaşık bir saat süren idmanda kanatlardan yapılan ortalarla gol çalışması yaptı.

 

(Cihan Haber Ajansı) 09.12.2007 20:25 [1128821] www.haberler.com

10 kasım ile ilgili şiir

10 KASIM TÜRKÜSÜ

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler,
Bozkır ovalarına, Erciyes'e Ağrı'ya,
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım haykıracağım işte,
Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana baba oğul kız,
Dere tepe bucak köy,
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, Senin gittigince!

Atatürk, taşıyacağım
Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al,
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken,
Senin bayrağını yücelteceğim.
Senin çıktığınca.

                  F. Hüsnü DAĞLARCA

Atatürk ün ölümü

ATATÜRK'ÜN SON YILLARI VE ÖLÜMÜ

   Atatürk'ün ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı. 1938 yılı başlarında Yalova'da bulunduğu sırada, ciddî olarak hastalandı. Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi. Fakat tamamen iyileşmeden Ankara'ya yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu.

   Bu tarihlerde Hatay sorununun gündemde olması da onu yormaktaydı. Hasta olmasına rağmen, Mersin ve Adana'ya geziye çıktı. Kızgın güneş altında askerî birliklerimizi teftiş edip tatbikat yaptıran Atatürk, çok yorgun düştü. Ülkü edindiğimillî dava uğruna kendi sağlığını hiçe saydı. Güney seyahati hastalığının artmasına sebep oldu. 26 Mayıs'ta Ankara'ya döndükten sonra tedavi ve istirahat için İstanbul'a gitti. Doktorlar tarafından, siroz hastalığı teşhisi kondu. Deniz havası iyi geldiği için, Savarona Yatı'nda bir süre dinlendi. Bu durumda bile ülke sorunlarıyla ilgilenmeye devam etti. İstanbul'a gelen Romanya kralı ile görüştü. Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. 4 Temmuz 1938'de Hatay Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi Atatürk'ü çok sevindirip moralini düzeltti.

   Temmuz sonlarına kadar Savarona'da kalan Atatürk'ün hastalığı ağırlaşınca Dolmabahçe Sarayı'na nakledildi. Fakat hastalığı durmadan ilerliyordu. O'nun hastalığını duyan Türk halkı, sağlığıyla ilgili haberleri heyecanla takip ediyor, bütün kalbiyle iyileşmesini diliyordu. Hastalığının ciddiyetini kavrayarak 5 Eylül 1938'de vasiyetini yazıp servetinin büyük bir kısmını Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarına bağışladı.

   Ekim ayı ortalarında durumu düzelir gibi oldu. Fakat, çok arzuladığı hâlde, Ankara'ya gelip cumhuriyetin on beşinci yıl dönümü törenlerine katılamadı. 29 Ekim 1938'de kahraman Türk Ordusu'na yolladığı mesaj, Başbakan Celâl Bayar tarafından okundu. "Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferlerle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk ordusu!" sözü ile Türk Ordusu'nun önemini belirtmiştir. Yine aynı mesajda "Türk vatanının ve Türk'lük camiasının şan ve şerefini, dahilî ve harici her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni, her an ifaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam bir inan ve itimadımız vardır" diyerek Türk Ordusu'na olan güvenini belirtmiştir.

   Atatürk 1 Kasım 1938'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış töreninde de bulunamadı. Hazırladığı açılış nutkunu Başbakan Celâl Bayar okudu. Atatürk bu nutkunda ülkenin imarı, sağlık hizmetleri ve ekonomi konularındaki faaliyetleri açıkladı. Bundan başka eğitim ve kültür konularına da temas edip gençliğin millî şuurlu ve modern kültürlü olarak yetişmesi için İstanbul Üniversitesi'nin geliştirilmesi, Ankara Üniversitesi'nin tamamlanması ve Van Gölü civarında bir üniversitenin kurulması için çalışmaların yapıldığını belirtti. Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarının çalışmalarından duyduğu memnuniyeti açıkladı. Ayrıca Türk gençliğinin kültürde olduğu gibi spor sahasında da idealine ulaştırılması için Beden Terbiyesi Kanunu'nun uygulamaya konulmasından duyduğu memnuniyeti belirtti. Atatürk, ölümüne kadar memleket meselelerinden bir an olsun uzak kalmamıştı.

   Atatürk'ün hastalığı tekrar şiddetlendi. 8 Kasımda sağlığıyla ilgili raporlar yayımlanmaya başlandı. Bütün memleketi tekrar derin bir üzüntü kapladı. Her Türk'ün kalbi onun kurtulması dileğiyle çarpıyordu. Ancak, kurtarılması için gösterilen çabalar sonuç vermedi ve korkulan oldu. Dolmabahçe Sarayı'nda 10 Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beş geçe, insan için değişmez kanun, hükmünü uyguladı. Mustafa Kemal Atatürk aramızdan ayrıldı.
Bu kara haberle, yalnız Türk milleti değil, bütün dünya yasa büründü. Büyük, küçük bütün devletler onun cenaze töreninde bulunmak üzere temsilciler göndererek, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusuna karşı duydukları derin saygıyı belirten mesajlar gönderdiler.

   16 Kasım günü Atatürk'ün tabutu, Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören salonunda katafalka konuldu. Üç gün üç gece, gözü yaşlı bir insan seli ulu önderine karşı duyduğu saygı, minnet ve bağlılığını ifade etti.
Cenaze namazı 19 Kasım günü Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı. On iki generalin omzunda sarayın dış kapısına çıkarılan tabut, top arabasına konularak, İstanbul halkının gözyaşları arasında Gülhane Parkı'na götürüldü. Buradan bir torpido ile Yavuz zırhlısına nakledildi. Büyük Ada açıklarına kadar, donanmamız ve törene katılmak için gelmiş olan yabancı gemilerin eşlik ettiği Yavuz zırhlısı cenazeyiİzmit'e getirdi. Burada Yavuz zırhlısından alınan cenaze, özel bir trene kondu. Atalarına son saygı görevlerini yapmak üzere toplanan halkın kalbinde derin bir üzüntü bırakarak Ankara'ya getirilmek üzere hareket edildi. Atatürk'ün vefatı üzerine cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnönü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, bakanlar, Genelkurmay Başkam, milletvekilleri ile ordu ve devlet ileri gelenleri tarafından karşılanan cenaze, Türkiye Büyük Mîllet Meclisi önünde hazırlanan katafalka kondu. Ankara halkı da onun cenazesi önünden saygıyla geçerek son görevini yaptı. 21 Kasım 1938 Pazartesi günü, sivil ve askerî yöneticiler ile yabancı devlet temsilcilerinin hazır bulunduğu ve on binlerce insanın katıldığı büyük bir tören yapıldı. Daha sonra Atatürk'ün tabutu katafalkta alınarak. Etnografya Müzesinde hazırlanan geçici kabre kondu.

   Türk milleti daha sonra, bu büyük insana lâyık, Ankara Rasattepe'de bir Anıtkabir yaptırdı. 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesinden alınan Atatürk'ün naaşı Anıtkabir'e getirildi. Burada yurdun her ilinden getirilmiş olan vatan topraklan ile hazırlanan ebedî istirahatgâhına yerleştirildi.

 

kaynak meb.gov.tr

fenerbahçe beşiktaç maç yorumu

"Penaltı kazanmak için çıkmıyoruz"
Zico, "Benim futbolcum sahaya penaltı kazanmak için çıkmıyor, futbol dışında bir şey yapmak için çıkmıyor." dedi

Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico, Turkcell Süper Lig'de yarın Beşiktaş ile yapacakları derbi maçın kendileri için çok önemli olduğunu, oyunlarını rakibe kabul ettirip, olumlu şeyler yaparak karşılaşmayı kazanan taraf olacaklarını söyledi. Zico, FBTV'de katıldığı programda soruları yanıtladı. Beşiktaş maçının önemine değinen Zico, ''Galibiyetle ayrılmamız gerekiyor. Evimizde oynayacağımız bir maçtan galibiyetle ayrılmamız, hem ligdeki durumumuz, hem de ezeli rakibimizde oynadığımız bir maçı
 
kazanıp onların önüne geçmemiz adına çok önemli. Kendi oyunumuzu oynamaya çalışacağız. Oyun içinde olumlu şeyler yapıp, skoru lehimize çevirip, maçtan galibiyetle ayrılacağımızı düşünüyorum'' dedi.

Beşiktaş'ın, geçen sezona oranla kadrosunda ve oyun mantığında değişiklikler bulunduğunu, rakiplerinin aynı zamanda Şampiyonlar Ligi'nde kendine yer arayan başarılı bir ekip olduğunu dile getiren Zico, şöyle devam etti:

''Bu nedenle sadece fiziksel değil, duygusal olarak da bir etkileşim var futbolcularda. Duygusal bakımdan yoruluyorlar. Derbi maçlarda herhangi bir sonucu görebilirsiniz. Yapacağınız ufak hatalar, sizin için olumsuz sonuçlar doğurabileceği gibi, yapacağınız olumlu şeyler de sizin için çok olumlu skorlar doğurabilir. O nedenle oyun içinde dikkatli olmalıyız. Derbi maçlarda dikkatli olmak ve ayrıntılara önem vermek gerekiyor.''

Gaziantepspor ile yaptıkları Fortis Türkiye Kupası maçıyla ilgili düşüncelerini de açıklayan Zico, bu maçta sahaya sürdüğü kadroyu risk olarak görmediğini vurguladı. Zico, ''Bu futbolcular Fenerbahçe'nin futbolcularıdır ve bu nedenle her zaman üst kategoride futbolculardır'' diye görüş belirtti.

Brezilyalı teknik adam, şunları kaydetti:

''Gaziantepspor maçını kazanmamız, Türkiye Kupası'na iyi bir başlangıç yapmak için önemliydi. Galibiyet için hazırlandık. Pozisyon bakımından, iki takım adına da kısır geçen bir maçtı. Maçta atabildiğimiz sadece bir gol var, o da maalesef hakemler tarafından görülmedi ve verilmedi. Santimle ölçülen bir pozisyon olsa tamam, ama top yarım metre içeride. Böyle olunca insan gerçekten üzülüyor. Çok fazla yaratıcı olamadık maç içinde. 3 puanla ayrılabilirdik ama sonuçta beraberlikle ayrıldık.''

Takımı aleyhine yapılan hakem hatalarıyla ilgili bir soruya da Zico şu yanıtı verdi:

''Futbolcularım çok iyi bilirler, bu tip pozisyonların saha içinde bizi etkilememesi adına oyuncularıma, hakem kararlarının onların sinirlenmesine yol açmaması gerektiğini söylerim. Benim futbolcum sahaya penaltı kazanmak için çıkmıyor, futbol dışında bir şey yapmak için çıkmıyor. Benim oyuncum, sahaya benim söylediklerimi yapmak ve futbol oynamak için çıkıyor. Hakem kararlarına, dış etkenlere takıldığınız zaman, asıl yapmanız gereken şeyi unutursunuz. Bizim işimiz futbol oynamak. Hakeme itiraz konularının, yönetimimizi ilgilendirdiğini, onların gerekli açıklamaları ve tepkileri göstereceğini futbolcularımıza her zaman söylüyoruz.''



Kaynak: AA

fenerbahçe beşiktaş maç yorumu

"Penaltı kazanmak için çıkmıyoruz"
Zico, "Benim futbolcum sahaya penaltı kazanmak için çıkmıyor, futbol dışında bir şey yapmak için çıkmıyor." dedi

Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico, Turkcell Süper Lig'de yarın Beşiktaş ile yapacakları derbi maçın kendileri için çok önemli olduğunu, oyunlarını rakibe kabul ettirip, olumlu şeyler yaparak karşılaşmayı kazanan taraf olacaklarını söyledi. Zico, FBTV'de katıldığı programda soruları yanıtladı. Beşiktaş maçının önemine değinen Zico, ''Galibiyetle ayrılmamız gerekiyor. Evimizde oynayacağımız bir maçtan galibiyetle ayrılmamız, hem ligdeki durumumuz, hem de ezeli rakibimizde oynadığımız bir maçı
 
kazanıp onların önüne geçmemiz adına çok önemli. Kendi oyunumuzu oynamaya çalışacağız. Oyun içinde olumlu şeyler yapıp, skoru lehimize çevirip, maçtan galibiyetle ayrılacağımızı düşünüyorum'' dedi.

Beşiktaş'ın, geçen sezona oranla kadrosunda ve oyun mantığında değişiklikler bulunduğunu, rakiplerinin aynı zamanda Şampiyonlar Ligi'nde kendine yer arayan başarılı bir ekip olduğunu dile getiren Zico, şöyle devam etti:

''Bu nedenle sadece fiziksel değil, duygusal olarak da bir etkileşim var futbolcularda. Duygusal bakımdan yoruluyorlar. Derbi maçlarda herhangi bir sonucu görebilirsiniz. Yapacağınız ufak hatalar, sizin için olumsuz sonuçlar doğurabileceği gibi, yapacağınız olumlu şeyler de sizin için çok olumlu skorlar doğurabilir. O nedenle oyun içinde dikkatli olmalıyız. Derbi maçlarda dikkatli olmak ve ayrıntılara önem vermek gerekiyor.''

Gaziantepspor ile yaptıkları Fortis Türkiye Kupası maçıyla ilgili düşüncelerini de açıklayan Zico, bu maçta sahaya sürdüğü kadroyu risk olarak görmediğini vurguladı. Zico, ''Bu futbolcular Fenerbahçe'nin futbolcularıdır ve bu nedenle her zaman üst kategoride futbolculardır'' diye görüş belirtti.

Brezilyalı teknik adam, şunları kaydetti:

''Gaziantepspor maçını kazanmamız, Türkiye Kupası'na iyi bir başlangıç yapmak için önemliydi. Galibiyet için hazırlandık. Pozisyon bakımından, iki takım adına da kısır geçen bir maçtı. Maçta atabildiğimiz sadece bir gol var, o da maalesef hakemler tarafından görülmedi ve verilmedi. Santimle ölçülen bir pozisyon olsa tamam, ama top yarım metre içeride. Böyle olunca insan gerçekten üzülüyor. Çok fazla yaratıcı olamadık maç içinde. 3 puanla ayrılabilirdik ama sonuçta beraberlikle ayrıldık.''

Takımı aleyhine yapılan hakem hatalarıyla ilgili bir soruya da Zico şu yanıtı verdi:

''Futbolcularım çok iyi bilirler, bu tip pozisyonların saha içinde bizi etkilememesi adına oyuncularıma, hakem kararlarının onların sinirlenmesine yol açmaması gerektiğini söylerim. Benim futbolcum sahaya penaltı kazanmak için çıkmıyor, futbol dışında bir şey yapmak için çıkmıyor. Benim oyuncum, sahaya benim söylediklerimi yapmak ve futbol oynamak için çıkıyor. Hakem kararlarına, dış etkenlere takıldığınız zaman, asıl yapmanız gereken şeyi unutursunuz. Bizim işimiz futbol oynamak. Hakeme itiraz konularının, yönetimimizi ilgilendirdiğini, onların gerekli açıklamaları ve tepkileri göstereceğini futbolcularımıza her zaman söylüyoruz.''



Kaynak: AA

telefonun yaptıkları

OTOBUSLE GIDERKEN, BOLU DAGINDA VERILEN MOLADA HEMEN
TUVALETE KOSTURDU KORKUNC SIKISMISTI. ?ANSINA BOS KABIN BULUP
KENDINI ORAYA ATTI... TAM OTURMUSTU KI YAN KABINDEN BIR SES "MERHABA" DEDI.
ADAM SASKIN "MERHABA" DIYE CEVAP VERDI
SES DEVAM ETTI:
--- NASILSIN?
ILK DEFA BASINA BOYLE BIR SEY GELIYORDU...

YINE SASKIN SASKIN YANITLADI:
--- SAGOL IYIYIM. SEN NASILSIN?
SES SORDU:
--- NE YAPIYORSUN?
BIR AN TEREDDUT GECIRDI. ADAM ONUN TUVALETTE OLDUGUNU
BILDIGI ICIN MUTLAKA NE YAPTIGINI DA BILIYORDU.
BASKA BIRSEY ANLATMAK ISTEDI VE "BEN" DEDI
--- ISTANBUL'DAN ANKARA'YA GIDIYORUM. SEN NEREYE GIDIYORSUN?
ADAMIN SONRAKI CUMLESI BU MUHABBETI SONA ERDIRDI..!
--- HAYATIM, TELEFONU KAPATIYORUM. YANDAKI TUVALETTE BIR
GERIZEKALI VAR. SANA SORDUGUM SORULARA YANIT VERIP DURUYOR. BEN
SENI SONRA ARARIM.

Din Kültürü Dersinden notlar

Çocuklar, kıyamet cuma günü şafak vaktinde olacaktır.
- Ama hocam nereye göre şafak vakti? Bizde şafak vaktiyken diğer tarafta gece oluyor..
- Numaran kaçtı senin?
- Ne oldu ki hocam?
- Çok güzel soru sordun 5 vericem..Cevabını bende bilmiyorum.


- Arapça bilenler el kaldırsın...(sadece 1 kişi el kaldırır...)
- Afferim kızım Ayşeeee... Siz niye bilmiyonuz? Nasıl dua ediyonuzzz?
- Hocam ben Türkçe dua ediyorum.
- Olmaazzz! Arapça edicen! Türkçe kabul olmaaazzz!
- Niye hocam, Allah Türkçe bilmiyo mu?
- Haaşaaaa! Sümmee haaaaşaaaa!!!


- Çocuklar Ahiret Gününde bütün herkes tartılacak, sevapları, günahlarından fazla olanlar Sırat köprüsünden geçerek Cennete ulaşacak
- Hocam nasıl bir şey o Sırat köprüsü?
- Kıl gibi ince kılıç gibi keskin
- Eee nasıl geçiyoruz ki biz oradan hocam? Ayağımız acır, duramayız üstünde.. Denge diye bir şey var herkes cehenneme düşer valla böyle hocam.
- Sevabı fazla olanlara o köprü böyle otoban gibi geniş gelecek
- Eee hocam sevabı fazla olanlar geçecekse kıldan köprüye otobana ne gerek var? Allah sevabı çok olana geç desin, geçsin, az olana Cehenneme git desin, gitsin… Sanki itiraz mı edicez...
- Sus eşşek sıpası aklın ermez senin Allah´ ın işine, tövbe sümme haşaaa, tööbeee..


- Bu evren, bu kuşlar, bu böcekler çicekler, hepsi yüce Rab’bimizin bizlere birer armağanıdır.. Kendi vücudunuza bir bakın.. Bu mükemmeliyeti başka kim yapabilirdi ki? Mesela gözlerimiz.. Yüzümüzde, yani ona en uygun yerde.. Gözlerimiz diz kapaklarımızda olsaydı ne kadar çirkin olurdu değil mi?
- İtirazım vaaaaaaaar!...
- Söyle çocuğum!
- Eğer gözlerimiz diz kapaklarımızda olsaydı değşsen hiçbir şey olmazdı, Çünkü herkesin gözleri diz kapaklarında olurdu, o zaman da siz ´´çocuklarım, gözlerimiz yüzümüzde olsaydı ne kadar çirkin olurdu" derdiniz, ben de yine “itirazim vaaaar!..” derdim..


- O derse aldığım kedi yavrusu sınıfta gezerken hoca: “kim soktu bu mendebur hayvanı sınıfa?” diye bağırdı..
- Beeen. ama hocam o da Allah’ın yarattığı bir varlık değil mi? Yazık...
- Eeee tabi, o da Allah-ı teala´nın yarattığı bir mahluk… Hem peygamber efendimiz de severmiş. Ay pek de sevimli kerata...
- Peygamberimiz Hazreti Muhammed salallahu aleyhi vesellem de iftarını hurma ile açarmış...
- Hocam, Mekke´ de iskender kebap mı vardı ki, onunla açssn?
- Sus! terbiyesiz, zındık, kafir!....


- Çocuklarım eğer Dünya Güneşe 1 cm. yakın olsaydı her yer erir, eğer 1 cm uzak olsaydı her taraf donar ve yaşayamazdık.... Allah´ın olduğunu bundan anlayabiliriz.
- Eee iyi de hocam Dünya Güneşe 18 ocakta yakınlaşır 21 Haziranda da uzaklaşır.. Hem de 1 cm değil yaklaşık 2 milyon kilometre... Eeee hiçbir şey olmuyor...
- İşte bu da Allah ´ın bir mucizesidir evladım... Otur.. Laubali, ukala...

kız arkadaşından ne zaman ayrılınır?


* Ay bu akşam değişik birşey yapalım (Bırak)

* Ay şekerim saçlarım böyle mi güzel şöyle mi güzel (Bırak)
* Bazı şeyler artık bana yetmiyor (Bırak)
* Annem seninle tanışmak istiyor (Bırak)
* Babam seninle tanışmak istiyor (Bırak)
* Kendimi asmak istiyorum (Bırak)
* Bugün kendimi yorgun hissediyorum (Bırak)
* Uçur beni (Bırak)
* Hadi yiğidim aslanım kalem kaşlım (Hemennnnnn)
* Yaa bu ay ki telefon faturamı sen ödesen (Düşünme bile)
* Pelin'in erkek arkadaşının arabasını gördün mü (Neee bırak tabi)
* Ben de mi o kıyafetten alsam (Koşarak uzaklaş)
* Sinema mı olmaz ya günümüzü sinema ile berbat etmiyelim ama sen bilirsin (Bırak bırak bırakmakla kalma tokat at)
* Kendimi bu akşam ölecekmişim gibi hissediyorum (Bırak)
* Evlenirsek ben ütü ve çamaşır olayına girmem (Bırak imkanın varsa kafa at, yere düşerse tekme ile devam et)
* Ayyy bu kıyafet sana hiç yakışmamışşş (Sus ve başka bir tarafa doğru ıslık çalarak yürümeye başla)
* Şakaların batıyoooooooooooo (Uçan tekme at)
* Diş etlerimde iltihaplanma çıktı öpüşmeyelim bir süre olur mu hayatım (Döner tekme at midesine)
* Cep telefonunu çaldırır kapatırsa (Polis karakoluna yönlendir, bırak)
* Hayatım ben makyajımı yapıp aşagıya ineceğim deyip 2 saat gecikiyorsa (Gözüne parmağını sok)
* Burnumu biraz kaldırsam mı (Kulağını ısır)
* Siz erkekler futboldan ne anlıyorsunuz (Koşarak omuz at)
* Özür dilerim geciktim (Sopa varsa etrafta sopa ile kovala yoksa taş bul gerisini bırak içindeki hayvan bitirsin)
* Komik ayakkabılar giyiyorsa (Ben karışmıyorum bu kısma isteyen istediğini yapsın)
* Eski erkek arkadaşımla bir yemek yesem ne olur ki hem bana önemli bir şey söleyecekmiş çok merak ettim (Son * sözleri mi mezartaşı için biraz uzun oldu da...)
* Başkalarının hikayelerini dinleyipte siz erkekler çok hayvansınız derse (Kafa göz dal ben suçu üzerime alırım)
* Evlenince ben senin ayağına basacağım (Öyle bir tokat at ki allahı şaşsın)
* Ben eski hayatımda bir diktatörmüşüm biliyor musun (İstiklal marşını söylet )) ama siz şeklini biliyorsunuz kankalar)
* Şu anda seninle konuşamam evde misafirler var (Dürbünlü tüfekle vur 250 metreden)
* Ay sıkıldım çıkalım bu filmden (Patlamış mısırların hepsini zorla yedir)
* Sevgililer gününde sana ayı alırsa (Kafaderisi kemerini süslesin veya postu şömineni)
* Hayır o arkadaşınla görüşmeni istemiyorum (!!!!!!)
* Ağzı açık yemek yediği zaman (Masayı fırlat sandalyeyi kır kafasında)
* Alo kocacım naber (!!!! evlenmeden hele aman amannnnnnnnn. bırak bırak hatta bırakma kaç.....)
* Bu listeyi istediğiniz kadar uzatabilirsiniz.... Ama en iyisi hiç başlamamak ))
Sitenizi Ekleyin!
Image Hosted by ImageShack.us