27 Aralık 2008
09:55 |
FX15 |
0 yorum
| etiket:
Sınıflar çok farklı sosyo-ekonomik, kültürel yapılardan gelen ve farklı kavrama seviyelerinde olan öğrencilerden oluşurlar. Öğrenciler bu farklılıklarına rağmen sınıf içinde eşit bireyler olarak bulunurlar. Nitelikli ve etkin öğretmenler öğrencilerini bu yaklaşıma uygun olarak görür ve eşitlik ilkesine dayalı uygulamalar içinde olurlar. Ancak sınıfta eşitlik "herkese aynı davranmak" demek değildir. Aksine herkese aynı davranmak farklılıklardan kaynaklı istekleri doyurmaz, belki de eşitsizliği pekiştire bilir. Sınıfta eşitlik;- Öğretmen ve öğrenciler arasında eşitlik (bilgi, deneyim ve roller farklı olsa da) olması,- Öğretmenin tüm öğrencilerine eşit insani değer verirken her birine uygun yaklaşımlar geliştirmesi,- Öğrenme etkinliklerinin her öğrencinin seviyesine uygun gruplandırılarak uygulanması ve zamanın uygun şekilde dağıtılmasıdır. Yaşanılan her ortamda olduğu gibi sınıfta da öğrencilerin iç dünyalarının renklerini sunmaları, düşüncelerini açıklamaları, tartışmalara katılmaları ancak kendilerini sınıftaki diğer üyeler gibi kabul gören ve eşit haklara sahip birer üye olarak hissetmesi ile mümkündür. Eğer bu gerçekleştirilemezse öğrenci içine kapanacak, suskunluğu, pasifliği tercih edecektir. Bugün bazı öğretmenlerin sınıf içi davranışlarında eşitliğe uygun olmayan yaklaşımlar içinde bulundukları görülmektedir. Derslerin işlenişinde hep belirli öğrencilerin öne çıkarılması (sınıfın gözdeleriyle ders yapma), bazı öğrencilerle sağlıklı bir ilişki oluşturulup saygılı bir dil kullanılırken, bazı öğrencilerin damgalanmış gibi hep olumsuz yaklaşımlarla karşı karşıya kalması, öğretmen otoritesinin sınıfta her an hissedilmesi bunların belli başlıcalarıdır. Sınıfta eşitliğin mutluluk, güven ve başarı anlamına geldiği gözden kaçırılmamalıdır.