Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

eMreblog

Kasım 2007 tarihli yazilar Kasım 2007 tarihli diger ogeler resimler, videolar

10 kasım ile ilgili şiir

10 KASIM TÜRKÜSÜ

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler,
Bozkır ovalarına, Erciyes'e Ağrı'ya,
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım haykıracağım işte,
Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana baba oğul kız,
Dere tepe bucak köy,
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, Senin gittigince!

Atatürk, taşıyacağım
Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al,
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken,
Senin bayrağını yücelteceğim.
Senin çıktığınca.

                  F. Hüsnü DAĞLARCA

Atatürk ün ölümü

ATATÜRK'ÜN SON YILLARI VE ÖLÜMÜ

   Atatürk'ün ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı. 1938 yılı başlarında Yalova'da bulunduğu sırada, ciddî olarak hastalandı. Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi. Fakat tamamen iyileşmeden Ankara'ya yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu.

   Bu tarihlerde Hatay sorununun gündemde olması da onu yormaktaydı. Hasta olmasına rağmen, Mersin ve Adana'ya geziye çıktı. Kızgın güneş altında askerî birliklerimizi teftiş edip tatbikat yaptıran Atatürk, çok yorgun düştü. Ülkü edindiğimillî dava uğruna kendi sağlığını hiçe saydı. Güney seyahati hastalığının artmasına sebep oldu. 26 Mayıs'ta Ankara'ya döndükten sonra tedavi ve istirahat için İstanbul'a gitti. Doktorlar tarafından, siroz hastalığı teşhisi kondu. Deniz havası iyi geldiği için, Savarona Yatı'nda bir süre dinlendi. Bu durumda bile ülke sorunlarıyla ilgilenmeye devam etti. İstanbul'a gelen Romanya kralı ile görüştü. Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. 4 Temmuz 1938'de Hatay Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi Atatürk'ü çok sevindirip moralini düzeltti.

   Temmuz sonlarına kadar Savarona'da kalan Atatürk'ün hastalığı ağırlaşınca Dolmabahçe Sarayı'na nakledildi. Fakat hastalığı durmadan ilerliyordu. O'nun hastalığını duyan Türk halkı, sağlığıyla ilgili haberleri heyecanla takip ediyor, bütün kalbiyle iyileşmesini diliyordu. Hastalığının ciddiyetini kavrayarak 5 Eylül 1938'de vasiyetini yazıp servetinin büyük bir kısmını Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarına bağışladı.

   Ekim ayı ortalarında durumu düzelir gibi oldu. Fakat, çok arzuladığı hâlde, Ankara'ya gelip cumhuriyetin on beşinci yıl dönümü törenlerine katılamadı. 29 Ekim 1938'de kahraman Türk Ordusu'na yolladığı mesaj, Başbakan Celâl Bayar tarafından okundu. "Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferlerle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk ordusu!" sözü ile Türk Ordusu'nun önemini belirtmiştir. Yine aynı mesajda "Türk vatanının ve Türk'lük camiasının şan ve şerefini, dahilî ve harici her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni, her an ifaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam bir inan ve itimadımız vardır" diyerek Türk Ordusu'na olan güvenini belirtmiştir.

   Atatürk 1 Kasım 1938'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış töreninde de bulunamadı. Hazırladığı açılış nutkunu Başbakan Celâl Bayar okudu. Atatürk bu nutkunda ülkenin imarı, sağlık hizmetleri ve ekonomi konularındaki faaliyetleri açıkladı. Bundan başka eğitim ve kültür konularına da temas edip gençliğin millî şuurlu ve modern kültürlü olarak yetişmesi için İstanbul Üniversitesi'nin geliştirilmesi, Ankara Üniversitesi'nin tamamlanması ve Van Gölü civarında bir üniversitenin kurulması için çalışmaların yapıldığını belirtti. Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarının çalışmalarından duyduğu memnuniyeti açıkladı. Ayrıca Türk gençliğinin kültürde olduğu gibi spor sahasında da idealine ulaştırılması için Beden Terbiyesi Kanunu'nun uygulamaya konulmasından duyduğu memnuniyeti belirtti. Atatürk, ölümüne kadar memleket meselelerinden bir an olsun uzak kalmamıştı.

   Atatürk'ün hastalığı tekrar şiddetlendi. 8 Kasımda sağlığıyla ilgili raporlar yayımlanmaya başlandı. Bütün memleketi tekrar derin bir üzüntü kapladı. Her Türk'ün kalbi onun kurtulması dileğiyle çarpıyordu. Ancak, kurtarılması için gösterilen çabalar sonuç vermedi ve korkulan oldu. Dolmabahçe Sarayı'nda 10 Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beş geçe, insan için değişmez kanun, hükmünü uyguladı. Mustafa Kemal Atatürk aramızdan ayrıldı.
Bu kara haberle, yalnız Türk milleti değil, bütün dünya yasa büründü. Büyük, küçük bütün devletler onun cenaze töreninde bulunmak üzere temsilciler göndererek, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusuna karşı duydukları derin saygıyı belirten mesajlar gönderdiler.

   16 Kasım günü Atatürk'ün tabutu, Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören salonunda katafalka konuldu. Üç gün üç gece, gözü yaşlı bir insan seli ulu önderine karşı duyduğu saygı, minnet ve bağlılığını ifade etti.
Cenaze namazı 19 Kasım günü Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı. On iki generalin omzunda sarayın dış kapısına çıkarılan tabut, top arabasına konularak, İstanbul halkının gözyaşları arasında Gülhane Parkı'na götürüldü. Buradan bir torpido ile Yavuz zırhlısına nakledildi. Büyük Ada açıklarına kadar, donanmamız ve törene katılmak için gelmiş olan yabancı gemilerin eşlik ettiği Yavuz zırhlısı cenazeyiİzmit'e getirdi. Burada Yavuz zırhlısından alınan cenaze, özel bir trene kondu. Atalarına son saygı görevlerini yapmak üzere toplanan halkın kalbinde derin bir üzüntü bırakarak Ankara'ya getirilmek üzere hareket edildi. Atatürk'ün vefatı üzerine cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnönü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, bakanlar, Genelkurmay Başkam, milletvekilleri ile ordu ve devlet ileri gelenleri tarafından karşılanan cenaze, Türkiye Büyük Mîllet Meclisi önünde hazırlanan katafalka kondu. Ankara halkı da onun cenazesi önünden saygıyla geçerek son görevini yaptı. 21 Kasım 1938 Pazartesi günü, sivil ve askerî yöneticiler ile yabancı devlet temsilcilerinin hazır bulunduğu ve on binlerce insanın katıldığı büyük bir tören yapıldı. Daha sonra Atatürk'ün tabutu katafalkta alınarak. Etnografya Müzesinde hazırlanan geçici kabre kondu.

   Türk milleti daha sonra, bu büyük insana lâyık, Ankara Rasattepe'de bir Anıtkabir yaptırdı. 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesinden alınan Atatürk'ün naaşı Anıtkabir'e getirildi. Burada yurdun her ilinden getirilmiş olan vatan topraklan ile hazırlanan ebedî istirahatgâhına yerleştirildi.

 

kaynak meb.gov.tr

fenerbahçe beşiktaç maç yorumu

"Penaltı kazanmak için çıkmıyoruz"
Zico, "Benim futbolcum sahaya penaltı kazanmak için çıkmıyor, futbol dışında bir şey yapmak için çıkmıyor." dedi

Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico, Turkcell Süper Lig'de yarın Beşiktaş ile yapacakları derbi maçın kendileri için çok önemli olduğunu, oyunlarını rakibe kabul ettirip, olumlu şeyler yaparak karşılaşmayı kazanan taraf olacaklarını söyledi. Zico, FBTV'de katıldığı programda soruları yanıtladı. Beşiktaş maçının önemine değinen Zico, ''Galibiyetle ayrılmamız gerekiyor. Evimizde oynayacağımız bir maçtan galibiyetle ayrılmamız, hem ligdeki durumumuz, hem de ezeli rakibimizde oynadığımız bir maçı
 
kazanıp onların önüne geçmemiz adına çok önemli. Kendi oyunumuzu oynamaya çalışacağız. Oyun içinde olumlu şeyler yapıp, skoru lehimize çevirip, maçtan galibiyetle ayrılacağımızı düşünüyorum'' dedi.

Beşiktaş'ın, geçen sezona oranla kadrosunda ve oyun mantığında değişiklikler bulunduğunu, rakiplerinin aynı zamanda Şampiyonlar Ligi'nde kendine yer arayan başarılı bir ekip olduğunu dile getiren Zico, şöyle devam etti:

''Bu nedenle sadece fiziksel değil, duygusal olarak da bir etkileşim var futbolcularda. Duygusal bakımdan yoruluyorlar. Derbi maçlarda herhangi bir sonucu görebilirsiniz. Yapacağınız ufak hatalar, sizin için olumsuz sonuçlar doğurabileceği gibi, yapacağınız olumlu şeyler de sizin için çok olumlu skorlar doğurabilir. O nedenle oyun içinde dikkatli olmalıyız. Derbi maçlarda dikkatli olmak ve ayrıntılara önem vermek gerekiyor.''

Gaziantepspor ile yaptıkları Fortis Türkiye Kupası maçıyla ilgili düşüncelerini de açıklayan Zico, bu maçta sahaya sürdüğü kadroyu risk olarak görmediğini vurguladı. Zico, ''Bu futbolcular Fenerbahçe'nin futbolcularıdır ve bu nedenle her zaman üst kategoride futbolculardır'' diye görüş belirtti.

Brezilyalı teknik adam, şunları kaydetti:

''Gaziantepspor maçını kazanmamız, Türkiye Kupası'na iyi bir başlangıç yapmak için önemliydi. Galibiyet için hazırlandık. Pozisyon bakımından, iki takım adına da kısır geçen bir maçtı. Maçta atabildiğimiz sadece bir gol var, o da maalesef hakemler tarafından görülmedi ve verilmedi. Santimle ölçülen bir pozisyon olsa tamam, ama top yarım metre içeride. Böyle olunca insan gerçekten üzülüyor. Çok fazla yaratıcı olamadık maç içinde. 3 puanla ayrılabilirdik ama sonuçta beraberlikle ayrıldık.''

Takımı aleyhine yapılan hakem hatalarıyla ilgili bir soruya da Zico şu yanıtı verdi:

''Futbolcularım çok iyi bilirler, bu tip pozisyonların saha içinde bizi etkilememesi adına oyuncularıma, hakem kararlarının onların sinirlenmesine yol açmaması gerektiğini söylerim. Benim futbolcum sahaya penaltı kazanmak için çıkmıyor, futbol dışında bir şey yapmak için çıkmıyor. Benim oyuncum, sahaya benim söylediklerimi yapmak ve futbol oynamak için çıkıyor. Hakem kararlarına, dış etkenlere takıldığınız zaman, asıl yapmanız gereken şeyi unutursunuz. Bizim işimiz futbol oynamak. Hakeme itiraz konularının, yönetimimizi ilgilendirdiğini, onların gerekli açıklamaları ve tepkileri göstereceğini futbolcularımıza her zaman söylüyoruz.''



Kaynak: AA

fenerbahçe beşiktaş maç yorumu

"Penaltı kazanmak için çıkmıyoruz"
Zico, "Benim futbolcum sahaya penaltı kazanmak için çıkmıyor, futbol dışında bir şey yapmak için çıkmıyor." dedi

Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico, Turkcell Süper Lig'de yarın Beşiktaş ile yapacakları derbi maçın kendileri için çok önemli olduğunu, oyunlarını rakibe kabul ettirip, olumlu şeyler yaparak karşılaşmayı kazanan taraf olacaklarını söyledi. Zico, FBTV'de katıldığı programda soruları yanıtladı. Beşiktaş maçının önemine değinen Zico, ''Galibiyetle ayrılmamız gerekiyor. Evimizde oynayacağımız bir maçtan galibiyetle ayrılmamız, hem ligdeki durumumuz, hem de ezeli rakibimizde oynadığımız bir maçı
 
kazanıp onların önüne geçmemiz adına çok önemli. Kendi oyunumuzu oynamaya çalışacağız. Oyun içinde olumlu şeyler yapıp, skoru lehimize çevirip, maçtan galibiyetle ayrılacağımızı düşünüyorum'' dedi.

Beşiktaş'ın, geçen sezona oranla kadrosunda ve oyun mantığında değişiklikler bulunduğunu, rakiplerinin aynı zamanda Şampiyonlar Ligi'nde kendine yer arayan başarılı bir ekip olduğunu dile getiren Zico, şöyle devam etti:

''Bu nedenle sadece fiziksel değil, duygusal olarak da bir etkileşim var futbolcularda. Duygusal bakımdan yoruluyorlar. Derbi maçlarda herhangi bir sonucu görebilirsiniz. Yapacağınız ufak hatalar, sizin için olumsuz sonuçlar doğurabileceği gibi, yapacağınız olumlu şeyler de sizin için çok olumlu skorlar doğurabilir. O nedenle oyun içinde dikkatli olmalıyız. Derbi maçlarda dikkatli olmak ve ayrıntılara önem vermek gerekiyor.''

Gaziantepspor ile yaptıkları Fortis Türkiye Kupası maçıyla ilgili düşüncelerini de açıklayan Zico, bu maçta sahaya sürdüğü kadroyu risk olarak görmediğini vurguladı. Zico, ''Bu futbolcular Fenerbahçe'nin futbolcularıdır ve bu nedenle her zaman üst kategoride futbolculardır'' diye görüş belirtti.

Brezilyalı teknik adam, şunları kaydetti:

''Gaziantepspor maçını kazanmamız, Türkiye Kupası'na iyi bir başlangıç yapmak için önemliydi. Galibiyet için hazırlandık. Pozisyon bakımından, iki takım adına da kısır geçen bir maçtı. Maçta atabildiğimiz sadece bir gol var, o da maalesef hakemler tarafından görülmedi ve verilmedi. Santimle ölçülen bir pozisyon olsa tamam, ama top yarım metre içeride. Böyle olunca insan gerçekten üzülüyor. Çok fazla yaratıcı olamadık maç içinde. 3 puanla ayrılabilirdik ama sonuçta beraberlikle ayrıldık.''

Takımı aleyhine yapılan hakem hatalarıyla ilgili bir soruya da Zico şu yanıtı verdi:

''Futbolcularım çok iyi bilirler, bu tip pozisyonların saha içinde bizi etkilememesi adına oyuncularıma, hakem kararlarının onların sinirlenmesine yol açmaması gerektiğini söylerim. Benim futbolcum sahaya penaltı kazanmak için çıkmıyor, futbol dışında bir şey yapmak için çıkmıyor. Benim oyuncum, sahaya benim söylediklerimi yapmak ve futbol oynamak için çıkıyor. Hakem kararlarına, dış etkenlere takıldığınız zaman, asıl yapmanız gereken şeyi unutursunuz. Bizim işimiz futbol oynamak. Hakeme itiraz konularının, yönetimimizi ilgilendirdiğini, onların gerekli açıklamaları ve tepkileri göstereceğini futbolcularımıza her zaman söylüyoruz.''



Kaynak: AA
Sitenizi Ekleyin!
Image Hosted by ImageShack.us