Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

eMreblog

Yazılar

İlaç Alerjileri

İlaç Alerjileri 


Alerji kliniklerine başvuru nedenlerinden birisi de ilaç alerjileridir. Çeşitli nedenlerle kullanılan ilaç tedavileri belli bir oranda aIleljik reaksiyonlara neden olmaktadır. Bunların önemlileri burada incelenecektir.

PENİSİLİN VE ANTİBİOTİK ALLERJİLERİ
Günümüzde tüm dünya üzerinde en sık kullanılan antibiotik hala penisilindir. Bunun da sebebi, penisilinin geniş bir etki alanına sahip olması, düşük toksititesi ve ucuz olması. kolay bulunabilmesidir. Batı ülkelerinde. 4 yaşına kadar olan çocuklar için yazılan reçetelerin dörtte üçünde. 5-9 yaş arası çocuk reçetelerinin yarısında ve 10-14 yaş arası çocukların reçetelerinin de dörtte birinde bu ilaç bulunur. Erişkinlerde de romatizmal ateş, romatizmal kalp hastalığı, zatürre, menenjit ve görülme sıklığı her geçen gün yeniden giderek artan frenginin tedavisinde hala ilk seçilecek ilaç olarak yerini korumaktadır. Çeşitli ülkelerden bildirilen araştırmalar, penisilin kullananların ortalama %2'sinde çeşitli alerjik sayılabilecek reaksiyonlara rastlanıldığını göstermektedir. Bu alerjik reaksiyonların önemli bir kısmı sadece deriyi tutmakta ve hayatı tehdit etmemektedir. Hayatı tehdit edebilecek boyuttaki alerjik reaksiyonların görülme sıklığı ise 1000'de 4 civarında olup epeyce küçük bir oran oluşturmaktadır.

Penisiline bağlı alerjik şok sonucu ölüm ise 100.000'de 1-2 arası bir oranda görülür. Bu tip tehlikeli re aksiyonların çoğu, ilacın injeksiyon ya da damardan verilmesi esnasında görülmektedir. Ağızdan tablet olarak kullanılan penisiline karşı oluşan alerjik şok sonucu ABD'de 1983'e kadar sadece 6 ölüm bildirilmiştir.

Daha önceden çeşitli nedenlerle penisilin kullanıp hiçbir alerjik reaksiyon görülmeyen kişilerle, bu ilacı ilk defa kullananlarda alerjik bir reaksiyon görülme şansı aşağı yukarı eşittir. Ancak daha önce penisiline karşı alerjik bir reaksiyon geçirmiş olan bir kişinin daha soma yine penisilinle reaksiyon geçirme riski, daha önce penisilin tedavisini sorunsuz tolere etmiş bir kişiye göre daha fazladır. 1973'de ABD 'den bildirilen bir araştırmada. daha önceden penisiline karşı alerji öyküsü bulunanlarda, ilacın yeniden verilmesinde herhangi tip bir alerjik reaksiyonun görülme oranı % 12.8'dir. Bazı araştırmacılar, penisiline alerjik kişilere yeniden bu ilaç verildiğinde ortaya çıkan reaksiyonların ancak %510'unun ağır düzeyde olacağını, ölümün ise 1000'de 2-5 oranında görülebileceğini bildirmektedir. ABD'de yılda ortalama 500 civarında kişi penisiline bağlı alerjik reaksiyondan kaybedilmekte ve bu kişilerin dörtte üçünün daha önceden penisiline ait bir alerjik öyküsü bulunmamaktadır. 1964-1983 arasında İngiltere'de bu ilacın alerjisi sonucu sadece 22 kişi kaybedilmiştir. Tekrar etmek gerekirse bu kişilerin büyük çoğunluğu ilacın injeksiyon olarak yapılması sonucu kaybedilmiştir.

Anamaksi denilen hayatı tehdit edici alerjik reaksiyon hemen her yaşta görülmesine rağmen, en sık 20 ile 49 yaş arasındadır. 12 yaşın altında çok seyrektir.

Alerji her ırktan kişilerde ve her iki cinste eşit olarak görülür. Astma. egzama. alerjik nezle ve diğer ilaçlara alerjisi olma gibi durumlar, penisiline alerji için özel bir risk teşkil etmezler. Penisilin'in elde edildiği Penicillium cinsi mantarlara karşı alerjik olmak da ekstra bir risk taşımaz (bu cins küf mantarları toprakta. kuru ekmekte, çürümüş turunçgiller ve elma üzerinde dahi bulunabilir) .

ALLERJİ NASIL OLUŞMAKTADIR?
Penisilin 300 dalton ağırlığında, düşük moleküler agırlık1ı bir ajan olup. ancak vücut proteinlerine bağlanmak suretiyle immün yanıta neden olur. Vücuttaki yıkım ürünleri kabaca iki ana gruba ayrılarak incelenir:
A) Penisilin'in yaklaşık %95'i benzylpenicilloyl haptenik grubunu oluşturur (BPO). Genellikle bu gruba karşı vücut IgE ve IgG tipinde antikor üretir. Bu gruba Major Determinant denmektedir.

B) Penisilin'in kalan %5'lik kısmı da kristalin penisilin, sodyum penicilloate ve sodyum alfa-benzylpenicilloylamine oluşturur. Bu gruba karşı IgG tipi değil özellikle IgE tipi antikorlar oluşur ve ciddi tip alerjik reaksiyonlardan sorumlu olan grup budur. Bu gruba minör determinantlar da denmektedir.

HASTALARIN TESTLERLE DEĞERLENDİRİLMESİ
Bu testler daha önceden penisilin alerjisi şüphesi olan kişilere mutlaka uygulanmalıdır. Uygulanan bu testlerle, hayati tehlike yaratan alerjik reaksiyonlar hakkında bir fikir alınabilmesine karşın; deri reaksiyonları, hemolitik anemi ve serum hastalığı gibi durumlar hakkında bilgi alınamaz. Peri testleri mümkünse mutlaka penisilinin major ve minör determinantlarına karşı ayrı ayrı yapılmalıdır. Ancak bu maddeleri ülkemizde her zaman bulmak mümkün olmamaktadır. Özellikle minör determinantlara karşı alınan pozitif bir deri yanıtı, hastanın anafilaksi için ciddi bir risk taşıdığının göstergesidir. Her iki determinanta karşı alınan negatif yanıt ise aleljik reaksiyon şansının %1 'den düşük olduğunun ifadesidir.

PENİSİLİNE KARŞI DESENSİTİZASYON (DUYARSIZLAŞTIRMA)
Penisiline karşı alerjisi kesin olarak bilinen ancak bir infeksiyon hastalığı nedeniyle bu ilacın mutlaka kullanılması gereken durumlarda uygulanır. İlacı küçük dozlarda, belirli zaman aralıkları ile gittikçe artan bir şekilde hastaya ,verip, onu bu ilaca karşı duyarsızlaştırmak esas amaçtır. Bu işlem mutlaka bir alerji uzmanının gözetiminde ve mümkünse hastaya gerektiğinde her türlü müdahalenin yapılabileceği bir ortamda uygulanmalıdır. Desensitizasyon sonucunda, hasta o zaman dilimi için bu ilaca karşı duyarsızlaşabilir ama daha ileriki bir zamanda gene penisiline alerjik olma şansı vardır. Bu işlem esnasında penisilin ağızdan veya damar yolu ile verilebilir. Desensitizasyon esnasında da çeşitli alerjik reaksiyonların görülme şansı vardır.

ÖNERİLER
Hastanelere başvuranların aşağı yukarı onda biri penisiline karşı alerjisi olduğunu söylemektedir. Görüldüğü üzere penisiline gerçekten alerjik olmak bu sıklıkta değildir. Penisilinin gerçekten değerli ve ucuz bir tedavi imkanı yarattığı düşünülürse. bu kişilerin bu yönden mutlaka ayrıntılı incelenme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu kişilerin hepsini penisilin alerjik olarak kabul edip hemen alternatif ilaçlara yönelmek, tedavi giderlerinin gereksiz olarak kabarmasına neden olmaktadır. Penisilin tedavisi esnasında kaşıntısız deri döküntüleri görülebilir, bu tehlikeli bir durum işareti olmayıp tedaviye devam edilebilir. Ancak deri döküntülerine kaşıntı, ürtiker ve diğer önemli boyutta alerjik bulgular eşlik ederse, tedavi kesilmelidir.

Penisiline alerji öyküsü olan ve deri testi pozitif bulunan bir kişi, tüm beta laktam halkası taşıyan antibiotiklere karşı da duyarlı demektir. Örneğin bu durumda sefalosporin grubu bir antibiotik ile de alerjik reaksiyon olma şansı % 15 civarındadır. Daha düşük olmakla birlikte İmipenem için de bu şans vardır. Bu nedenle riskli kişiler. farklı yapıda antibiyotik kullanmalıdır. Doktorunuza bu duyarlılığınızı hatırlatmanız yeterli olacaktır.

Yapılan araştırmalar romantizmal kalp hastalığının koruyucu tedavi kısmında kullanılan penisilin ile de çok seyrek alerjik reaksiyon görüldüğünü göstermiştir. Yakın zamanda yayınlanan bir araştırmada. 1970 penisilinle koruyucu tedavi alan romantizmal kalp hastası incelenmiş ve bu kişiler alerjik reaksiyon yönünden takip edilmiştir. Bu kişilere araştırma süresinde 32.430 penisilin injeksiyonu yapılmış ve sadece 4 injeksiyon esnasında ciddi alerjik reaksiyon oluşmuştur. Bu dört kişiden üçünün alerjik reaksiyonu kolayca atlatabilmesine karşın ağır derecede kalp hastası olan dördüncü kaybedilmiştir. Yani burada da olayı ağırlaştıran esas faktör. kişinin ağır bir kalp hastası olmasıdır. Deri testi pozitif olan ve önceden bilinen penisilin alerjisi bulunan romatizmal kalp hastalarına sulphadiazine önerilebilir.

Burçların Kötü Yönleri

Burçların Kötü Yönleri

Sürekli burçalarin iyi yönleri dile getirilir. Oysa her burcun kendine göre kötülükleri de var. Yazımızda özellikle ilişkileriniz için önemli ip uçları bulabilirsiniz...

KOÇ
- Sana kalsa dünyada herkes aptal bi sen akıllı dimi !!! Millete öğütler verir ukalalık taslar, önüne yemek koysan beğenmez... allah düşmanların başına vermesin...

BOĞA
- Sen ayrı bi panel konususun... kafayı iş yapmakla bozmuş sanki dünyayı bu kurtaracak.... inatçı mı inatçı, dik kafalı... komünistsin sen yaa!!!

İKİZLER
- Sen hızlı ve pratik düşünebiliyorsun, ama insanlar seni bunun için diil bisexuel olduğun için seviyolar.. kendinden çok şey verip karşısdakinden az şey bekliyorsun yani salaksın... ayrıca çoğu şizofrenin de ikizler burcundan çıktığı söyleniyor, bilgine...

YENGEÇ
- Sen sempatik ve başkalarının problemleriyle ilgilenir görünmeye çalışan son derece yapmacık birisin, ama biz bu sahte şirinlik numaralarını yemeyiz... Bu arada akıl hastanelerindekilerin %90'ının yengeç burcu olduğu söyleniyor! Haberin olsun!

ASLAN
- Sen kendini dünyanın zirvesindeki kusursuz insan sanmaya devam et, ohoooo millet senle ne dalga geçiyor haberin yok... Eleştiriye hiç gelemeyen, kendini beğenmis zavalli aslan parçası, sen kendini bir odaya kapat ve hayatının geri kalanını aynada oranı buranı seyrederek geçir bakalım....

BAŞAK
- Sen pek aklıbaşında otoriter biri olduğun için dağınıklığı pek sevmezsin di mi? Ama senin her tarafı didik didik kontrol etme huyundan millete fenalık geldi! Amma soğuk, ruhsuz tipsin yaa sen, zaten sevişirken uyuyakalabilen birinden başka ne beklenir ki?

TERAZİ
- Sen sanatçı ruhlu olduğun için apayrı saçma salak bi boyutta yaşıyorsun... Böyle aklı bir karış havada gezen adamın iş bulması da pek muhtemel değil, ömrünün sonuna kadar aylak aylak gezersin, sonunda da her büyük sanatçı gibi "kimse beni anlamadı" diye çıldırırsın yarım aklın da gider

AKREP
- Sen hele sen! Berbatların içinde en berbat olan! İçten pazarlıklı, kıskanç, ahlak anlayışı sıfır! Çoğu Akrep'in eninde sonunda korkunç bir cinayete kurban gittiğini duymuş muydun?

YAY
- Sen herşeyin iyi tarafını gören şenşakrak bir tipsin, kendini buna alıştırmışsın ne de olsa yeteneksizliğini ve şanssızlığını başka türlü örtemezsin değil mi? Çoğu Yay burcu zaten alkoliktir. Seni adam yerine koyup bu kadar yazanda kabahat...

OĞLAK
- Sen tutucu ve risk almaktan kaçan birisin. Böyle biri dünyada ne diye yer işgal eder ki! Şöyle bir etrafına bak bakalım hangi kayda değer insanın Oğlak burcundan çıktığı görülmüş?

KOVA
- Sen güya çok atak birisin ya, birşeyi elde etmek için her türlü yalanı söylüyorsun, ama yalanı bile beceremiyorsun. Aynı hataları döne döne yapıyorsun çünkü kafasızsın. Ne sinirleniyorsun? Doğruları söyleyince kabahat oluyo di mi...

BALIK
- Senin maşallah hayalgücün pek gelişmiştir. Sürekli FBI'dan ya da CIA'den birilerinin peşinde olduğunu düşüne düşüne sonunda kafayı yiyceksin. Ama sen en iyisi hayallerinle başbaşa kal, nasılsa arkadaşlarının arasında en ufak bir dikkat çeken tarafın yok, kendine güveni olmayan öyle sessiz sedasız bir tipsin işte...

Politikacı dediğin

Politika Dediğin

Bill clinton;
Türkiye bizim her zaman dostumuz
olan bir ülkedir. Hep onurlu ve bizimle eşit
olmak istemiştir, bunu biliyoruz. Çıkarlarımız
her şey demek değil. Dünya barışının sürekliliği
için Türkiye'yi de diğer yoksul ülkeleri de
dostça selamlıyoruz. Bu yolda tum birikimimizi
kullanmak zorundayız. Türkiye bizim kö-
tu ve iyi günde müttefikimizdi, bir nevi ai-
lemizdir.

Süleyman Demirel
Koltuğumda biraz daha oturmak için
kimseden istekte bulunmam. Demokrasi için
ne gerekirse yaparım çünkü hırstan
arınmak zorundayız. Çağdaş uygarlık yolunda
coşmuş bir insanım. Bensiz bir Türkiye
de pekala güzel yönetilebilir. Bunun aksini
düşünemiyorum. Kendim için bir şey
istiyorsam namerdim. Tersi olsaydı derdim ki;
istiyorum, evet sürem uzatılsın!!!

Devlet Bahçeli
Bizim amacımız bu yoksul halkın
şikayetlerini dinlemek ve çözmektir. Asla
şovenizm duygularını kabartmak
davası gütmeyiz. Kardeş kavgasını körüklemek
ve bu yolda kadrolaşmayı sağlamak-
tan kaçınırız. Hedefimiz umut aşılamak-
tır. Bize faşist diyerek saldıranların
haksızlık ettiğini düşünüyoruz. Onların siyasal
hayatı bitecek!!

Bülent Ecevit
Benim solcu bir politikacı olduğuma
kuşku duyulamaz. Yolumdan döndüğüme
hala inananlar varsa, onların akıllarına
hayret ederim. Her kesimden sabit fikirlilere
şaşarım. Aslolan her zaman ve her konuda
halkın isteğidir. Sağcıların kıblesi ise hep
Amerika Birleşik Devletleri'dir. Ben de
halkım için varım ve tüm hizmetlerimle
onların bir memuru olmaktan kıvançlıyım!!!

Mesut Yilmaz
Benim dürüst parti lideri imajım
Her şeyden önemlidir. Ben başka liderler gibi
halkı kandırmak amacıyla tasarlanmış
oyunlara girmem. Bu benim için sıkınılacak
bir görünümdür. Ekonomiyle ve borsayla
görevim gerektiği kadar ilgiliyim. Halkımla
içli dışlıyım ve bu ilişkilerim sayesinde
toplumda değerli bir yerim var. Sanılmasın ki
yakın çevremi ihya ederim...

NOT: Şimdi de bütün bu paragrafları kendi icinde birer satir atlayarak okuyun !!!

Chat İçin Faydalı Bilgiler

Chat İçin Faydalı Bilgiler

Öyle bir çağda yaşıyoruz ki bir chat esnasında karşındaki kişiye asl nedir diye sorulmuyor sorulsa bile cevabı alınmıyor şimdi asl sorusunun cevabını hiç çaktırmadan alma yöntemlerine değineceğiz.

Şimdi sevgili arkadaşlar chat esnasında karşındaki kişiye asl sormak ayıp bir şeymiş gibi karşılanıyor halk arasında evet kabul ediyorum kötü niyetliyse karşındaki bu gerçektende kötü bir şey ama karşındaki tüm iyi niyetiyle sormuşsa bu asl yi yani konuştuğum bir insan farkındayım ama yaşı ne nereden cinsi ne diye merak etmişse tabi cinsi değil cinsiyeti olacak o cinsi denildiğinde köpek seçiyormuş gibi oluyor sırf merak ettiği için sorduysa bunu söylemekte sakınca yoktur. Ama kafalara kazınmıştır bu klişe asl cevaplamak sakıncalıdır diye.

Şimdi size yılların verdiği deneyimle karşındaki kişinin hiç çaktırmadan asl sini öğrenmeyi anlatacağım muhabbet başladı diyelim
-slm slm
hemen asl sorulmaz bu birinci kuraldır soran arkadaşlar genellikle avuç yalamaktan öteye gidememişlerdir. Muhabbet açıldıktan sonra öylesine bir asl sorulur ama öylesine çünkü bilinir ki cevap gelmeyecektir ama yinede sorulur göle maya çalmak gibi bir şey bu aslında ama olsun ya tutarsa felsefesi. Sordun mu sordun ne oldu cevap alamadın demi yaladın avcunu seni şöyle bir cevap bekler.
- Aaa sanane yaa
diye bir cevapla karşılaşacaksın öncelikle bu seni yıldırmamalı aksine daha da hırslandırmalıdır hele hele şöyle bir cevap duyarsan
- Aaa sanane be manyak seni ilgilendirmez
cevap bu ise kesinlikle karsındaki bir bayandır nedendir bilinmez bayanlar bu durumlarda cümle sonunu manyakla bitirmeyi çok severler neyse yani karşıdan gelen cevabın sonunda manyak kelimesi mevcutsa bu bayandır

Ama her zaman bu kelime mevcut olmaya bilir bizde bu konu üzerinde yoğunlaşağız zaten şimdi asl sordun ve cevap sanane ile başlıyorsa hiç moralimizi bozmayacağız hiçbir şey olmamış gibi davranacağız çünkü yapacağımız işlem asl sorma anında yaşadığımız stresten daha kolay olacak ben biliyorum çoğu arkadaşlarda acaba asl sorsam mı sorarsam nasıl karşılar beni tipik bir sapık muamelesine maruz kalabilir miyim diye zoraki sorulur ve bu zorlamalar karşısında suratta pıt diye bir sivilce bile belire bilir stresten şimdi gerek bu sivilcenin önüne geçmek gerekse strese girmeden karşındaki kişinin asl sini ögrenmek için yapmamız gereken tilkilikleri anlatacağım.

Asl bilindiği üzere nereden yaşın ne ve cinsiyetin ne sorularının kısaltılıp bir çatı altında toplanması demektir şimdi demek ki amacımız nereden yaş ve cinsiyetin ne sorularının cevaplarını ögrenmek olacak ilk önce cinsiyetini ele alalım çünkü gerçektende cinsiyet önemlidir bu yüzden ilk bu konu üzerinde duracağız.

Karşındaki kişinin cinsiyetini öğrenmek o kadar kolaydır ki bakın şöyle yapacaksınız; konuşma esnasında şu soru sorulacak hangi takımlısınız ? Aslında bu sorunun cevabı pekte önemli değildir amaç sözü döndürüp dolandırıp konuya getirmek olacak karşı taraf asl sorulursa cevap vermemeye odaklandığı için bu sorunun altında yatan asıl gerçeği asla düşünemeyecektir sordun mesela hangi takımlısınız
Cevap Beşiktaşlıyım
bu cevabı aldıktan sonra işimiz yarı yarıya bitmiş demektir çünkü bazı arkadaşlar entellik uğruna takım tutmazlar cevap geldikten sonra Beşiktaş üzerine küçük bir yorumdan sonra bu hafta Beşiktaş kiminle oynuyor sorusunu yönelteceksiniz karşı taraftan
- ne bilim be salak
cevabı gelirse ki bayanlar genellikle bilmedikleri şeyin saçma olduğuna kanaat getirip salak kelimesini cümlenin en sonuna sokarlar bu kesinlikle bir bayandır çünkü hangi erkeğe takımının bu haftaki rakibi kimdir diye sorsanız cevabı bilmese de sallama gereksimi duyar çünkü erkekler arasında bir yargı vardır ki takımının bu haftaki rakibini bilmiyorsan yazıklar olsun sana derler neyse konumuza dönelim bilmediğine göre bayandır bu chatleştiğin kişi bayanlarda böyle bir şey vardır takım tutar ama bırakın bu haftaki rakibini tuttuğu takımın kadrosundan bir iki kişi bile sayamazlar. Fenerbahçe'nin kalecisi kim sorusuna Hakan Şükür cevabı veren çok bayan dövmüşümdür ben bilinen tek futbolcu ismi Hakan Şükürdür bayanlar için cinsiyetini öğrendik arkadaşlar bundan sonrası çorap söküğü gibi gelir.

Şimdi yaşını öğreneceğiz çünkü yaşta gerçektende çok önemlidir 16 yaşında bir erkek 20 yaşındaki bir bayanla chatleşmesi neyi ifade eder ki karşındaki kişinin yaşını öğrenmekte haddinden fazla kolaydır (bayanların yaşı sorulmazmış hehee bak şimdi nasıl çıkacak ortaya) şimdi karşındaki kişi asl sorarsa cevap verme sakın kelimesine odaklandığı için bu sorunun altında yatan gizeminde farkına varamayacaktır bu arada chatleşme devam ediyor ha bir an bile duraksaman altından kalkamayacağın sorunlara neden olabilir tabi arada espri falanda yapın ki karşınızdakine ben bir odunum izlenimi yaratmasın bu şimdi yaşını öğreniyoruz arkadaşlar burasını iyi dinleyin bak sorulacak soruya dikkat kesilin soru şundan ibaret olacaktır
- Okuyor musun çalışıyor musun ?
Aha sen bu soruyu sorduğunda olay nasıl paklanacak göreceksin cevap genellikle iki şekilde gelir çünkü iki şıklı bir soru sormuştun unutma ben hayatımda rastlamadım okuyor musun çalışıyor musun sorusuna yanıt olarak evliyim 3 çocuğum var diyene. Çünkü sen ona o soruyu sormadın neyse cevaplar şunlar olacaktır.
- Okuyorum veya -Çalışıyorum
Şimdi çalışan bayanlar genellikle yaşlı oldukları için biz okuyorum diyen çıtırları ele alacağız :)) çalışıyorsa yaşlıdır yanlış bir ifadedir ama okuyorum kelimesi üzerinde duracağız biz yav tamam bir arada çalışıyorum kelimesi üzerinede konuşuruz dur biraz şimdi cevap olarak şu geldi diyelim
- Okuyorum
İşte karşındaki kişinin 7 ile 25 yaş grubu arasında olduğunu anladığın dakikadır bu çünkü ilköğretim 7 yaşında başlar üniversitede 25 yaşa kadar devam eder çok nadirde 25_30 yaş arası üniversite hayatı vardır biz 7 ile 25 yaş grubunu ele alacağız şimdi karşındaki kişinin konuşmasından az çok anlarsın ne yaş grubu içinde olduğunu ve sen tamam baba bu benim yaşlarda dersen veya bu benim yaş çerçevem içine giriyor dersen sohbet devam eder şimdi nokta atışı yaparak takribi yaşını öğrenmeye geldi sıra okuyorum demişti hatırlıyorsanız konuştuğunuz kişi ama genellikle ne okuduğunu da söylemez bu tipler şöyle ki soru
- ne okuyorsunuz ?
cevap - söylemem bu tip bir cevap gelir hoca sakın bırakma hiçbir şey olmamış gibi devam et hatta esprilerle olaya renk kat bayan olduğu için meraklı olacaktır sen ne okuyorsun diyecektir bu arada bende okuyorum deki iyi bir izlenim bırak çıtır üzerinde sen ne yapıyorsun okuyor musun çalışıyor musun sorusuna verilecek cevap ben manavım abla olursa ordamısın kelimelerini ardı sıra göre bilirsin illa espri yaparak olaya renk katmak bu işin hamurunda vardır sordu mesela
- siz ne okuyorsunuz dedi
senin yazdıklarını okuyorum şu anda diye bir iğrençlik yapma sakın o anda biter kendini ağırdan satacaksın nazlanacaksın kırım kırım kırılacaksın yani söylemeyeceksin arkadaşım bende okuyorum ama söylemem diyeceksin ki olay gizemli bir hal alsın.

Şimdi elimizde neler var asl sorusundan neler öğrendik biz yalnızca bayan olduğunu değil mi şimdi yaşına geldi ki bu daha da kolaydır şu soruyu soracaksın
internet cafede misin evde misin sen
soru bundan ibaret ama altında yatan gizem dehşet bir şeydir bu sorununda iki şıkkı olacaktır. Üçüncü bir şık olarak bir tane abim var ve hapiste cevabı gelmez korkma genellikle evdeyim der ve çok nadirde cafe deyim der. Biz genellikleyi açıklayacağız yani evdeyimi evdeyim dediği an olay bitmiştir çünkü kız liseyi okuyordur bir dönem takdir belgesi aldığı için babası ona bilgisayar almıştır veya üniversite okuyordur. Ama bilgisayar alma nedeni yinede takdir belgesinden geçiyordur. Yani şöyle ki kız lise döneminde takdir belgesine kavuşmuş ve bilgisayar alınmıştır ama üniversiteye geçmesine rağmen bilgisayarını hala muhafaza etmektedir burada şu soruyu sorduğunda iş bitecektir
- Kaç yıldır bilgisayarın var acaba anlar mısın? Bilgisayarlardan ben pek anlamamda bir sorunum var da bilgisayarda onu soracaktım.
Aslında burada amaç kaç yıldır bilgisayar klavyesine dokunuyor parmakların acaba değildir bilgisayarın kaç yıllık olduğunu anladıktan sonra iş matematiğe kalıyor mesela şöyle bir cevap geldi diyelim 5 yıldır bilgisayarım var hemen hesaplamaya başlayacaksın lise1-2-3 üniversite 1-2 demek ki chatteştiğimiz kardeşimiz üniversite 2 de okuyor tabi öss engelini de hesaba katmamız gerek burada yani daha ilk sınava girdiğinde kazanamamış olabilir üniversiteyi 3. girişindede kazanmış olabilir sınavı ben kendimden biliyorum ama kötü birşey değildir 3. girişinde sınavı kazanmak olaya iyi yönünden bakmak lazım bir kere sınıfta kıdem sahibi oluyorsun kıdem sahibi olmanın verdiği avantajla çömezleri kantine tost almaya yollaya bilirsin ama merak etmeyin sevğili dinleyenler en fazla 1 yıl hata payı olabilir bizim hesapta çünkü belli ki kardeşimiz çalışkan ki bu çalışkanlığının ödülünü babası ona bilgisayar alarak göstermiş bu kardeşimiz 1 yıl sınava girip kazanamadığına göre öteki yıl ne yapıp yapıp kazanacaktır o sınavı eee yaşını da buradan çıkardık yani takriben 19 veya 20 yaşlarında bir çıtır.

Asl nin iki parçasını tamamladık sadece elimizde nereden sorusunun cevabı kaldı aslında bu soru o kadarda önemli olmasa da banane yaa ben ögrenmek istiyorum diyen arkadaşlar için küçük bir ip ucu vereyim chatleştiğiniz kişi İstanbul dandır arkadaşlar genellikle İstanbullu olur bunlar İstanbul nüfusunun fazlalığı sanal aleme kadar yansımıştır çünkü ama işi garantiye almak isteyenler ne bilim coğrafi etmenlere baş vura bilirler mesela sizin oranın nesi meşhur sorusuna cevap olarak sucuğu ve pastırması diyen biri Kayserili çiğ köftesi diyen biri ise Şanlıurfalıdır.

Asl konusuna kısaca değindim arkadaşlar bu formüllerle çok canlar yakacağınıza inanıyorum ama formül kötü ellere geçerse işte o zaman dünyayı büyük bir tehlike bekliyor demektir :PP

3 fark oyunu

 Evet Arkadaşlar :) Bu konum biraz daha hoş bana göre; hani vardır ya sürekli gönderirler.. buna gir 3 farkı bul yok 5 farkı bul vs. vs. gibi sonra girersin eğer bilmiyorsan tam yoğunlaşırsın buldum buluyorum derken "BÖÖÖÖ" figürü çıkar açıkçası tırsarız (: bu Arkadaşlardan birine hoş bir süpriz Yaptım umarım sizde beğenirsiniz

 κα
сιгdιqιи негsеч ісіи ріsмαиlικ duчαгѕи,dj_crazy_song:

bu na gir 3 fark ı bul

καсιгdιqιи негsеч ісіи ріsмαиlικ duчαгѕи,dj_crazy_song:

http://members.home.nl/saen/Special/zoeken.html

καсιгdιqιи негsеч ісіи ріsмαиlικ duчαгѕи,dj_crazy_song:

buldun mu

Emre:

bakcam

Emre:

ama kesin Bööö die bişi çıkacak

καсιгdιqιи негsеч ісіи ріsмαиlικ duчαгѕи,dj_crazy_song:

http://members.home.nl/saen/Special/zoeken.html isle sne bi

καсιгdιqιи негsеч ісіи ріsмαиlικ duчαгѕи,dj_crazy_song:

bul 3 fark

Emre:

izledim

καсιгdιqιи негsеч ісіи ріsмαиlικ duчαгѕи,dj_crazy_song:

ne çıktı

Emre:

kardeş buldum 3 farkı

Emre:

göndereyim mi ?

καсιгdιqιи негsеч ісіи ріsмαиlικ duчαгѕи,dj_crazy_song:

yolla

Emre gönderiyor:

 "3fark.bmp" dosyasının aktarımı tamamlandı.

Emre:

oké?

καсιгdιqιи негsеч ісіи ріsмαиlικ duчαгѕи,dj_crazy_song:

ok

Emre:

SEn bulabildin mi ?

καсιгdιqιи негsеч ісіи ріsмαиlικ duчαгѕи,dj_crazy_song:

yok nse ben kaçacam

Evvet :) Gönderdiğim Resim dosyası ise bu!

  ff

Hepinize HOŞ MSN şakaLarı!!!!!! :)

Reddedildikten Sonra Karizma Yapmak

Reddedildikten Sonra Karizma Yapmak

1. Ben acıların çocuğuyum modeli
-Meltem benimle çıkar misin?
-hayır salak
-tamam Meltem şimdi git ve beni yanlızlığım ile yanlız bırak

2. Kıvrak modeli
- Meltem benimle çıkar misin, misal iki biletim var Ateşlerin dansı’na?
- hayır salak
- Aaaa şimdi hatırladım, Hülya'ya söz vermiştim... öteki sefere inşallah...

3. Tehdit eden modeli
- Meltem benimle çıkarmısın?
- Hayır salak
- Eeeee o zaman bende gidip Hülya'ya bir sorayım...

4. Anlamaz modeli
- Meltem benimle çıkarmısın?
- hayır salak
- o zaman, askım, ilk olarak ateşlerin dansı’na gidelim mi...
- geri zekalı misin nesin ya, hayır dedim...
- Tamam bileti önlerden almaya çalışırım... yemek de yeriz di mi hayatim, Show’dan önce...
- Harbiden salaksın ya !, sana adımı söylediğime inanamıyorum...
- Evet aşkım ya, ismin çok güzel...

6. - Meltem benimle çıkarmısın ?
- Bilmem.. sence çıkar gibi duruyormuyum ?
- Valla galiba çıkarsın.. ama emin değilim.. hadi bir açıklık getir şu konuya
- Hayır tamsalak hayır !
- bunu evet olarak kabul ediyorum
- Sertan bu kadar salak olmayı nerde öğrendin ?
- Her gün 1 saat çalıştım düzenli.. çok zor olmadı..
- hmmm, çalıştığın belli, başarmışsın…!

7. Şartlanmış model
-Meltem benimle çıkar misin?
-tabi neden olmasın
-sen kaybettin kızım, seni sevmiştim halbuki
-???

8. Redden sonra karizmayı çirkefleşmekte arayan model
-Meltem benimle çıkar misin?
-hayır salak
-Hadi lan, ben seni deniyordum zaten. Kabul etseydin üstüne beton dökerdim senin..

9. Esprituelim ben modeli
-Meltem benimle çıkarmısın?
-hayır salak..
-peki sen asansörle çık ben yetişirim

10. Oha artık modeli
- Meltem benimle çıkarmışın?
- hayır salak..
- in o zaman üstümden, giy üstünü, uza...

13. Ulaşamadığı ete mundar diyen kedi modeli
-Fatmagül benimle çıkar mısın?
-hayır!!!
-aman zaten sen de kendini bulunmaz Hint kuması sanıyorsun. çillisin,çirkinsin ıyyyy

14. bir arkadaş ortamında ise
- meltem benimle çıkar misin ?
- hayır salak.. !
- peki, kaçta alayım seni o zaman ?
- ulan çıkmam dedim..
- peki saat 8 de gorüşürüz askım..

15. -benimle çıkar misin meltem?
+hayır
-haha... bir an için benimle gerçekten çıkabileceğin ihtimalini düşündün değil mi? itiraf et?

16. -benimle çıkar misim meltem?
+hayır
-Oha ben size dedim anlar dalga geçtiğimizi diye

17. - benimle çıkar mısın meltem?
+ Elbette hayatım...
- Adisin meltem! şurada iki satir karizma yapacaktım, içine ettin !

19. Türk filmi modeli:
-meltem benimle çıkar mısın?
-hayır abuzer!
-bir gün karşına çıkacağım, diyeceğim ki fakir ama onurlu bir genç vardı... anlıyormusun!
-tabiii…

20. Romantik model:
-meltem benimle çıkar mısın?
-olmaz Abuzer !
-oysa pembe panjurlu evimizde, gece pencereden yıldızları seyrederek bir ömür geçirmek isterdim seninle...
-bak Seeen...

21. - meltem biliyorum benden önce 20 kişi sordu ama...
- hayır!
- hata ediyorsun, ben olsam benle çıkardım.
- zaten senle ancak senin gibi bir moron çıkar Cevdet.
- meltem, bence sen erkekten anlamıyorsun.

22. yalancı model
-baba nooldu ne dedi kız?
-abi şimdi gittim başladı aşk meşk duygusal konuşmaya, yok bana çok değer veriyormuş, yok bağlanmaktan korkuyormuş... beni de bilirsiniz gelemem öyle ince muhabbetlere. "Side kızım" dedim. naza cekiyor iste...
-o zaman bitmiş o is ağabey, kız hasta..
-yok baba istemem artık zaten soğudum birden.

23. -meltem .. bişi söyliycem.. seni seviyorum
-ay.. abuzer olmaz ki biz arkadaşız
-ben çıkalım demedim di zaten

24. iki samimi arkadaş yolda efendi yürümektedir. erkek kişi birden patlar:
- meltem benimle çıkar mısın? Aşığım sana !
+ [dumur!] ne? ehem.. şaka yapıyorsun değil mi, ciddi değilsin?
- [reddedildiğini anlayan bahtsız genç] EEG.. oo.. tabii canım. haha, ciddi mi sandın? haha.. ben aşık olmam ki robotum ben. yok duygularım.

25. - Meltem benimle çıkar mısın?
+ hayır.
- hayır deyişine bayılıyorum. ee, benimle çıkacak mısın?
+ hayır!
- süpersin ya. şu 'hayır' deyişini duymak için ölene kadar sorarım valla bu soruyu eheh..

26. Yeşilçam üstü az Hollywood modeli:
- hülya benimle çıkar mısın?
- ama Ediz nasıl olur? Ben zengin bir kızım sen ise fakir? bu imkansız bir aşk kuzum?
- ne olacak lan, arwen aragornla çıkıyor ya... o daha imkansız.
- oha ediz ne kadar kültürlüsün, yoksa çıksam mı acaba?
- hedeeee! Ben vazcaydım artık…!

KÖTÜ HABER NASIL VERİLİR?

KÖTÜ HABER NASIL VERİLİR?

İstanbul’da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına
telefon etmiş.

"Baba, Merhaba.. Ben Lale...."

"Ooooo. Güzel kızım benim. N'abersin bakalım?..."

"Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla..."

"Hayırdır? Bir sorun mu var?...

Kız ağlamaya başlar; babası ise üzüntü ve meraktan
kafayı yemektedir:
 "N'ooldu kızım? Anlatsana..."

"Murat evi terk etti. Boşanmak istiyormuş..."

"Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin de
boşanıyorsun?..."
 "Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı ya.
Ben onunla evlendim."

"İyi halt ettin, zilli. Neyse, artık yapacak bir şey yok. Versin
mahkemeye, hemen boşanın..."

"Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı İnternetten herkese yollayacakmış...."  "Püüh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?" "Ama babacığım. O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir puş..uk yapacağını."
"Peki. Olan olmuş artık. Yarın havale ederim parayı...Öğleden
sonra bankaya gidip çekersin; sonra da alıp yakarsın o kahrolası
fotoğrafları..."
 "Sagol baba. Eeee. Şey....Bir de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var..."  Adam artık iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur:

"Kürtaj mi? Bir de hamile mi kaldın o çocuktan sen?..."

"Aslında ondan değil... Zenci bir çocuk vardı...Zaten o yüzden
ayrılıyoruz ya...."

Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık
inleyerek konuşmaktadır:


" Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin

Allahım.
Nedir bu başımıza gelenler...Okulu bitirir bitirmez Ankara'ya
dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını..."

"İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan
atıldım çünkü..."

Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi basından aşağıya
devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürebilir:

"Okuldan mı atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık,
zilli?...Eh ulan?

Sen hele bir gel buraya. Ben sana yapacağımı bilirim. Evden
dışarıya adim attırmıycam sana. İlk isteyenle de evlendiricem...."

"O iş zor be baba.. Biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler
birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar... Pek iyi bir rapor
sunacağımı zannetmiyorum ben..."

"Allahım, çıldıracağım... Bir de cinsel hastalıklar Haaa.....Kesin o zencidendir..."

"Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artık hangisinden
kapmışımdır..."
 Güm diye bir ses duyulur. Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir; ancak
hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.

"Hemen bu aksam dayını yolluyorum oraya. Seni alıp gelecek. Adresini ver bakiyim..."

" Mahmut pasa Karakolu’ndayım... Gelirken kefalet için de biraz
para getirsin yanında..."

"Karakol mu?...Bir de karakola mi düştün layyynnn? Ne yaptın?...."

"Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. O
kafayla Arnavut köy’de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse ki kimse
ölmedi.

Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım..."

Adam artık iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime; adeta
kahrolmuştur.Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar konuşmaya
başlar:

"Babacığım. Sakın üzülme. Bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece
sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım..."

Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır:
 "Canın sağolsun be güzelim, boşveeerrr. Okul da neymiş? Hiç mühim
değil, tatlı canın sağolsun senin güzelim benim...."

diyabet ve alkol hakkında yazı

Alkol
Biz diyabetlilerde alkol alımının tamamen yasaklanmasını önermiyoruz. Bununla birlikte, alkolün etki mekanizmasını bilerek, kararında içmek, sarhoş oluncaya kadar içmemek önemlidir. Henüz kanunen alkol alacak yaşta değilseniz, alkol alıp almamanız konusunda son söz her zaman anne-babanızındır. Alkol satın alabileceğiniz yaş sınırı ülkeden ülkeye değişmektedir. Biz diyabet kliniğinde ne herhangi birşeyi yapmanıza izin vermek ne de yasak koymak durumundayız. Biz size sadece etki mekanizmalarını anlatarak özellikle nelerin farkında olmanız gerektiğini söyleyebiliriz.

Karaciğerde tıkanma
Alkol, karaciğerdeki enzimleri alkolün yıkılması ile meşgul ederek karaciğerin yeni glukoz üretimini (glukoneogenezis) etkisiz hale getirmektir. Karaciğer yine de glikojen depolarından glikoz açığa çıkabilir fakat depolar boşaldığında hipoglisemi ortaya çıkacak ve alkol alımından sonra kanda kortizon ve büyüme hormonu konsantrasyonu azalacaktır. Her iki hormonun salınımından 3-4 saat sonra ortaya çıkan kandaki glukoz seviyesinin arttırıcı etkileri bulunmaktadır. Bu durum alkol alımından saatler sonra hipoglisemi riskinin artması riskini açıklamaktadır. Karaciğerin serbest yağ asitleri üretme yeteneği de azalacaktır. Bu biyolojik faktörlerin birlikteliği hipoglisemi riskinin alkol alımından sonra önemli ölçüde artmasına neden olur.

Alkolün karaciğerdeki glukoz üretimini bloke ettiği çok iyi bilinen bir gerçektir. Bu yemek yemeden önce bir kokteyl alınması geleneğini açıklamaktadır. Alkol karaciğeri bloke edecek, kan glukoz seviyesi hafif düşecek ve bu durum iştahın artmasına neden olacaktır.

Diyabet hastalığında kan şekerinin çok düşük düzeylere düşme riski bulunmaktadır. Alkolün bu etkisi vücudunuzdaki alkolün karaciğerde parçalanması için geçen süre kadar devam eder. Karaciğer, kg başına vücut ağırlığına göre, saatte 0.1 gr (1.5 grains) saf alkolü parçalamaktadır. Örneğin vücut ağırlığınız 70 kg (155 pound) ise, bir şişe az alkollü biradaki alkol bir saatte, 4 cl likörde 2 saatte ve bir şişe şarapta 10 saatte parçalanacaktır. Bu nedenle, eğer akşam alkol alırsanız, bütün gece ve kısmen ertesi gün hipoglisemi riskiniz olacaktır.

Diyabette alkollü olmak neden tehlikelidir?
Diyabetiniz varsa, insülininizi zamanında ve doğru dozda almak ve insülin eksikliği yada hipoglisemide kendinizi iyi hissetmediğinizi anlamanız gibi çoğu zamanda berrak düşünebilmeniz gereklidir. Eğer alkollü iseniz alkol aldıktan sonra güvenli olarak araba kullanamassınız. Alkol alımından sonra gelişen ağır hipogliseminin diyabetli gençlerde ölüme yol açtığı görülmüştür.

Yakın zamanda yapılan çalışmalar, alkolün hipoglisemideki rolünün, karaciğerin glıkoz üretim yeteneğinin kısıtlanmasından daha çok hipogliseminin saptanabilirliğinin azalmış olmasıyla ilgili olduğunu göstermektedir.

Yapılan bir çalışmada yetişkin diyabetlilere yemekle birlikte 1 g/kg (34 grains/pound) vücut ağırlığına eş değer alkol (yemekle birlikte aparatif alkol 4 cl votka, ½ şişe şarap ve kahve ile birlikte 4 cl konyak) verilmiştir. Bir yetişkinde bu miktardaki alkolün yıkılması için yaklaşık 10 saat gerekmektedir. Bu yetişkinlerde kandaki alkol yoğunluğu en fazla yaklaşık ‰ 1 (22 mmol/L)'e ulaşmıştır. Ertesi sabah saat 10'a kadar yinelenen kan glukozu değerleri aynı kişilerin aynı miktarlarda maden suyu içtikleri kontrol günündeki ölçümlere yakın değerlerde bulunmuştur. Bu kişilerin hiç birinr hipoglisemi bulguları görülmemesine karşın açlık kan glukozu düzeyleri alkol alımından sonraki sabah yapılan ölçümlerden ortalama 0.7 mmol/L (13 mg/dL) daha düşüktü.

Temel kurallar
Alkol alırken her zaman bir şeyler yiyin. Ertesi günde hipoglisemi risk olacağından yediklerinizin " uzun etkili" karbonhitratlar olması gerektiğini hatırlayın. Şeker içeren alkollü içecekler (likör gibi) başlangıçta kısa bir süre kan glukoz düzeyinin yükselmesine daha sonra hipoglisemi riskinin ortaya çıkmasına neden olur. Bir kadeh biradaki karbonhidrat oranı yaklaşık bir bardak sütteki ile aynıdır.

Diyabetli bir yetişkin eğer aynı zamanda yemek yiyorsa ılımlı miktarlarda alkol alabilir. Yemekle birlikte alınan 1-2 kadeh şarap ya da 6-8 cl (1/5-1/4 sıvı ounce) likör ertesi geceki hipolisemi riskini artırmaz.
 

Alkol ve kalori

Alkol alımı 

Alkol içeriği 

Kcal 

Karboh. 

1 şişe, 33 cl (1 sıvı ounce)      
Az alkollü bira

1.8% 

96

13

Bira

2.8% 

112

14

Alkolü yüksek bira

4.5% 

149

11

       
1 kadeh, 15 cl (1/2 sıvı ounce)      
Kırmızı şarap

9.9% 

114 

3.5

Beyaz şarap, sek

9.5% 

99

0.7

Beyaz şarap, tatlı

10.7% 

147 

8.9

       
6 cl (1/5 sıvı ounce)      
Şeri

16% 

91

       
4 cl (1/7 sıvı ounce)      
       
Votka

32% 

88

0

Viski

32% 

88

0

Punch

20%

104

12

Likör

19%

134

21

"Sizi etkileyecek kadar alkol aldıysanız kesinlikle tek başınıza yatmayın"

Aşırı miktarda alkol aldığınızda ne yapmalısınız?
Yatmadan önce fazladan bir şeyler yiyin. Bu durumda, birkaç saat süre boyunca kan glukozunun yavaş yükselmesini sağlayan patates kızartması (gevreği) yiyebilirsiniz. Yatmadan önceki kan glukoz düzeyi 10 mmol/L (180 mg/dL)' den daha az olmalıdır. Hipoglisemiden kaçınmak için gece yatmadan önceki insülin dozunu 2-4 ünite azaltın. Tek başınıza yatmayın - gece boyunca ciddi hipogliseminizin çıkması durumunda size yardımcı olacak birine ihtiyacınız olacaktır. Eğer eve çok geç gelirseniz anne veya babanızı durumunuzdan haberdar etmeyi ihmal etmeyin.

Her ne kadar utandırıcı olsa da aslında bu sizin yaşam sigortanız olabilir. Ertesi sabah kalkar kalkmaz iyi bir kahvaltı etmeyi ihmal etmeyin. Alkol alınması halinde glukagonun kan glukozu düzeyini artırıcı etkisinin daha zayıf olacağını bilmek önemlidir. Bunun nedeni alkolün, glukaganun karaciğerdeki glukoz üretimini arttırıcı yeteneğini engellemesidir.

Evinizde alkol alabilir misiniz?
Bir çoğumuz "gizli yapılan zevklerin en güzel olduğunu" düşünür. Gençlerin bir köşede gizlice alkol almaları yerine evde ebeveynlerinin gözetimi altında içmeyi denemeleri daha iyidir. Bununla birlikte, yapılan çalışmalar evde alkol alınmasına izin verilmesi durumunda daha fazla çocuğun içkiye başladığını göstermiştir. Bu çalışmalara göre, gençlere alkolü tamamen yasaklayıcı bir tutumun alkolün evde denenmesini öneren yaklaşıma göre daha fazla engelleyici etkisi olduğu düşünülmektedir. Aynı yaklaşım sigara için de geçerlidir. Ebeveynlerin alkolün evde denenmesine izin verip vermemesinin bu çalışmalara etkisi, kendilerinin sigara ve alkol kullanmaları durumuna göre daha fazla olmuştur.

Narkotikler
Narkotikler beyin ve sinir sistemlerini etkileyerek diyabetinizin kontrolünü oldukça zorlaştırır ve yüksek oranda hipoglisemi (yeterince yemek yemediğinizde) ve ünsilini yeterli almadığınızda ya da dozunu atladığınızda ketoasidoz (diyabetik koma) riskini beraberinde getirir. Narkotikler kısa sürede bağımlı yapar ve yardım almaksızın bırakmanız oldukça zordur. Tıbbi açıdan diyabetli birinin herhangi bir narkotiği kullanması hatta denemsi çok yanlış ve risklidir.

horlamanın nedenleri

Horlayan uykusunda rahattır, ancak dinleyicileri rahatsız eden bir durum ortaya çıkar. Horlama can sıkıcı olduğu gibi aynı zamanda tıbbi bir sorundur. Ancak günümüzde gürültülü horlamanın bazı fizyolojik anormallikler ile ortaya çıktığı kabul edilmektedir.

Araştırmacılar, ilk olarak bademcikler etrafındaki anatomik oluşumların ve damak anormalliklerinin uykuda hava yollarında tıkanıklığa yol açtığını gösterdiler. Hava sütununun hızla hareketi gevşemiş dokuları özellikle yumuşak damağı ve bademcikler etrafındaki dokuları titreterek horlama diye tanımladığımız sesin kaynağını oluşturur.

Son çalışmalar horlamanın sosyal önemine ilave .olarak bir sağlık problemi olduğunu gösterir. Yetişkin insanların %10'u yan odadan duyulacak şekilde horlar. Ayrıca horlama her iki cinste yaşta doğru orantılı olarak artar. Erkeklerde 20 kadınlarda 40 yaşından Sonra görmek mümkündür. Epidemiolojik çalışmalara göre 60 yaşını geçmiş erkeklerin %40 ila 50 'si horlar. Horlamanın zamanla şiddetinin arttığı ve küçük bir grup hastanın da uykuda hava açlıklığı hastalığına (sIeep apne) kadar ilerlediği saptanmıştır.

Üç-dört oda ileriden hatta diğer evden duyulan horlamaları biraz abartmış olsak da diğer odaya kaçıran horlamaların oluşum mekanizması şöyledir: Uykuda hava açlığı hastalığı ve horlama, şiddette farklı olmalarına rağmen birbirlerine benzerler. Belli başlı iki sorun vardır. Birincisi; bu hastalarda dar ağız hava yolu ile uzun küçük dil ve geniş bademciklerdir.

Bu anormallikler horlayan hastaların %90'ından fazlasında görülür. İkincisi; büyük dil, çene kemiğinin küçük olması, uyku sırasında hava yolunu tutan kaslarda negatif basınç artışıyla çöküşe varan durumun oluşmasıdır.. Nefes alındığında damak geriye aşağıya yan farenks duvarlarına doğru çöker. Bu bulgulara alınan alkol hipotonikler, transklizanlar ve antihistaminikler kas tonusunu düşürerek artırıcı etki yaparlar.

Alkolün bu etkiyi iki yolla artırır: Hava Yolunu taşıyan kasların tonusunu düşürmek ve uyandırma merkezinin hassasiyetini azaltmak. Horlamanın genelde derin uykuda en şiddetli olmakla birlikte REM (rapid eye movement) döneminde sürekli görülmediği bildirilmiştir. Tıkanmayı arttıran bir başka faktör uykusuz kalmaktır. Çok gürültülü horlayan kişilerde anormal artan göğüs içi basınçla kalp bölgesinde büyüme ve pulmoner damarlarda kan yığılması görülür. Uykuda hava açlığı hastalığı olanlarda bu bulgular ciddi sonuçlar doğurabilir. Konuyla ilgili bir çalışmada 432000 ölümde en sık ölüm saati sabah 5 ile 6 yani fiziksel aktivitenin en düşük olduğu uyku sırasında gerçekleştiği görülmüştür.

Çocuklar ile ilgili yapılan çalışmalarda; horlayan çocuklarda bazı günlük davranış problemleri olduğu bildirilmiştir. Bir başka çalışmada böyle çocukların %3 ila %4 'ün de bademcik ve geniz eti ameliyatından sonra anormal olan EKG bulgularının normale döndüğü görülmüştür. Horlama çocuklar için anormal bir durum olmakla birlikte bademcik ye geniz eti ameliyatı bu sorunu genellikle ortadan kaldırmaktadır
Sitenizi Ekleyin!
Image Hosted by ImageShack.us