| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

eMreblog

Yazılar

DTP'liler tehdit etti: ''Dağa çıkarız!''

Evet  DTP Lİ insancıklar tehtid etmiş  "Dağa Çıkarız!" bu haberle ilgili yorumumu en alta sakladım haberi okuyunca yoruma bakarsanız sevinirim

 

 

 

DTP'liler tehdit etti: ''Dağa çıkarız!''



DTP'liler Başbakan Erdoğan'a yönelik, "Katil Erdoğan’, ’Canımızı sıkma, bizi dağa"..

Başbakan Erdoğan ile DTP'liler arasındaki gerilim tırmanıyor. DTP’liler, ’Katil Erdoğan’, ’Canımızı sıkma, bizi dağa çıkarma’ sloganları attı.

Siirt'te güvenlik güçleriyle girdikleri çatışmada öldürülen ’Hebun’ kod adlı Müslüm Solmaz (31) ile ’Cudi- Cesur GAP’ kod adlı Mehmet Kurttekin’in (24) cenazelerinin bugüne kadar yakınlarına teslim edilmemesi üzerine, yaklaşık 300 kişilik DTP’li grup dün Şanlıurfa’da izinsiz gösteri yaptı.

DTP Şanlıurfa İl Başkanı Mustafa Demir, "Soydaşlarımızın cenazeleri teslim edilmedi, gıyabi şehit cenazeleri düzenleyeceğiz" dedi. Daha sonra terörist Solmaz’ın ailesine taziye giden DTP’liler, ’Katil Erdoğan’, ’Canımızı sıkma, bizi dağa çıkarma’ sloganları attı.



haber3

 

 

 

Bu haber ile yorumum ise bu haberi aldığım http://www.frmtr.com/ sitesidir.. Sitede yapılan yorumlar gerçekten çok hoşuma gitti Bknz. Yorumlar :

 

 

_______________________________________________________________________________________________

ahat                 :
                                                    tepenize dağ düşsün işallah diyorum daha bişey demiyorum..
Onursal Üye                                
_______________________________________________________________________________________________
Kasirga            :                           
                                                   Ben de bunu diyorum iste.. Bir an önce cıkın da hepinizi temizleyelim.
Eski Üye
________________________________________________________________________________________________
SecoSepi15     :
                                                      ayılık (!) var bunların hamurunda, nedir bu dağ- mağara özentiliği

                                                          ÇIKMAZSANIZ ADAM DEĞİLSİNİZ ULAN SİZDEN Mİ KORKUCAZ
_______________________________________________________________________________________
                                                                   Zaten oradan inmediniz mi? Kalanlarınız hala orada..
                                                          Merak etmeyin, yakın zamanda ne ovada ne dağda terörist kalmayacak
Sandıklılı Moderatör
En güzel yorumlar bunlar Tüm yorum yapanların ellerine sağlık hepsi çok güzel sizlerinde yorumlarınızı bekliyorum!

Su dolu balonun patlama anı! SÜPER GÖRÜNTÜ!

 Eskiden hepimiz yapardık su dolu bir balonu patlatmaktan bahsediyorum ya birbirimize atardık yada tere atıp patlatırdık meğersek ne güzel bir görüntü oluşturuyormuş

Su dolu bir balonu patlatan bilim adamları inanılmaz bir görsel şöleni ortaya koydu. 

İşte size görsel bir şölen :

http://yildizhaber.org/Teknoloji/1205.html

ARTIK cisimler İnsan vücudunda!

Evet arkadaşlar Yine garip bir resimler sizlerleyim bazen insan gerçekten bu gerçek mi diye  soruyor işte o soracağınız resimlerden bazıları! düşüncelerini paylaşmak isteyen varsa yorum yollayabilir!

clipimage0097pn

clipimage0038ga

clipimage0080rr

clipimage0046le

clipimage0011nc clipimage0050bw

 clipimage0066wt

 clipimage0103hm

İDAM MAHKUMU BİLEKLERİNDEN KESİLME!

İdam mahkumu olan bir adam üzerinde bilimadamları bir deney yapmaya karar verirler. Mahkuma onu neşter ile bileklerini keserek öldüreceklerini söylerler. Adama bir kaç gün süre verip ölüm şeklini benimsemesini sağlarlar. İdam anı gelip çatınca adamı bir sedyeye yatırıp gözlerini ve kollarını bağlarlar. Adama son duasını yapması için biraz süre verirler. Mahkum hazır olduğunu söyleyince bileklerini plastik neşterlerle kesermiş gibi yaparlar. Bu esnada da bir yeni kesilmiş bir koyundan alınmış sıcak kanı mahkumun bileklerine akıtmaya başlarlar. Bu olaylar sonucunda mahkum bir süre titreyerek ve bağırarak can verir.

GERÇEK AŞK!!! YORUM SİZİN

Bir kız ve bir delikanlı,bir motorsikletin üzerinde 180 km hızla gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor;
Kız : Lütfen yavaşla,ben korkuyorum
Delikanlı : Hayır,bak ne kadar eğlenceli
Kız : Lütfen,lütfen,çok korkuyorum
Delikanlı : Peki,beni sevdiğini söyle
Kız : Seni çok seviyorum,lütfen yavaşla
Delikanlı : Şimdi de bana sıkıca sarıl
Kız delikanlıya sıkıca sarılır
Delikanlı :Kaskımı alıp,kendine takar mısın? Başımı çok sıktı.
Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı: Motorsiklet kazası;
Motorsiklet,fren arızası nedeniyle,bir binaya çarptı.Üzerindeki 2 kişiden sadece biri kurtuldu.Gerçek ise şöyleydi;Yolun yarısında,delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kıza belli etmek istememişti.Bunun yerine,kızdan kendisini sevdiğini söylemesini istemiş ve kendisine son defa sarılmasını istemişti.
Sonra da kendi ölümü pahasına,kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı.

Yorumlarınızı Bekliyorum!!!

Takıntılı yıldızlar R.Carlos'un ilginç yönü

Takıntılı yıldızlar
  4 Eylül 2007
Takıntılı yıldızlarDünyaca ünlü futbolcular, tekniklerinin yanında ilginç takıntılarıyla da dikkat çekiyor.

Zaman gazetesinin haberine göre, Fenerbahçe'nin Brezilyalı yıldızı Roberto Carlos, birçok maça giydiği formayı alttan keserek çıkıyor. Başkent Ankara'daki G.Birliği Oftaş maçında yırtık formasıyla görüntülenen Carlos'un, bu hareketini daha önce top koşturduğu Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nda da yaptığı öğrenildi. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sol açıklarından biri olarak gösterilen Carlos'un formasını uğur getirdiği için maça çıkmadan önce kestiği belirtiliyor.

Fenerbahçe'deki diğer Brezilyalılar Deivid ve Alex'in de ilginç batıl inanışları var. İki Brezilyalı futbolcu sahaya girerken sağ ayakla üç kere zıplıyorlar. Roberto Carlos gibi Türkiye'ye gelen en iyi yabancılar arasında gösterilen Georghe Hagi da sahaya çorabının alt kısmını keserek çıkıyordu. Rumen yıldız, arkadaşlarına çorabını kesmediği maçlarda şansının kötü gittiğini söylemişti. G.Saray'ın golcüsü Hakan Şükür ise kaptan olmadığı sırada takımın en arkasından çıkarak ilginç bir uğur deniyor. Dünya futbolunda da şans ve uğuruna inananlar oldukça fazla. 2002 Dünya Kupası'nda mücadele eden Kosto Rika Milli Takımı ise sahaya plastik bir şişeyle çıkmıştı. Orta Amerikalı futbolcular, elden ele plastik şişenin içindeki Kosta Rika toprağını sahaya serpiştirmişlerdi. Kosta Rikalıların bu uğuru ancak ilk iki maç için tutmuştu. İngiliz futbolunun son yıllarda yetiştirdiği en büyük yıldızlardan biri olan Frank Lampard da sahaya çıkmadan önce birçok uğur denediğini kişisel blogunda açıklıyor. Lampard, her zaman sağ ayakla sahaya çıktığını, kötü oyundan sonra kramponlarını dışarı fırlattığını söylüyor. 29 yaşındaki yıldız futbolcu, maça çıkmadan önce arabada hep aynı müziği dinlediğini, kulüp restoranına giderken de aynı yolu kullandığını belirtiyor. Manchester United'ın defansının bel kemiği Rio Ferdinand da soyunma tünelinden sahaya çıkarken uğur için yüzüne bir bardak su döküyor. Fiorentina'nın Rumen golcüsü Adrian Mutu da belaları başından def etmek için atletini tersten giydiğini itiraf etmişti.

Kaynak: www.milliyet.com

Millilerimiz Yenilgiyle Başladı

Evt bilindiği gibi dün Basketbol severler adına geçen hüzünlü bir gündü Türkiye A milli takımımız İlk maçında litvanya karşısında farklı bir skorla yenildi fazla söze gerek yok haberin geniş özeti;

12 yavaş adam
Doğan Hakyemez   4 Eylül 2007
12 yavaş adamGeçen yıl Dünya Şampiyonası’nda iki kez devirdiğimiz rakibimize Avrupa Şampiyonası’nda boyun eğdik.

12Dev Adam, 35. Avrupa Basketbol Şampiyonası’nın ilk gününde, geçen yıl Japonya’daki Dünya Şampiyonası’nda iki kez dize getirdiği Litvanya önünde tutunamadı: 86-69. İspanya’ya altın madalya umuduyla gelen Litvanya’nın Japonya’dakinden farkı, Praskevicius ile Kaukenas’tı. Bizim takımımızda ise, Dünya Şampiyonası’nda sakatlıkları dolayısıyla oynayamayan Mehmet Okur ve Hidayet Türkoğlu vardı.

Litvanya’ya karşı üç zaafımızın olduğunu söylüyorduk... Geriye yavaş koşmamız, pota dibinde ve set oyununda adam bulmadaki zorluklarımız, bilinen sıkıntılarımızdı. Bu zaaflarımıza tedbir alınmayınca yenilgi kaçınılmaz oldu. Pota altından Litvanya 40 sayı bulurken, biz sadece 20 sayı üretebildik. Ribaundlardaki 42-31’lik Litvanya üstünlüğü yenilgiyi getiren bir diğer faktördü. Litvanya önünde bir tek yerde başarılı olduk, o da baskılı savunma yaparak set hücumlarını bozmamızdı.

İlk periyotta rakibimizle başa baş bir oyun ortaya koyduk. Ancak, Ermal ve Ersan’ın oyunun başında iki faul almaları savunma direncimizi düşürdü ve ilk çeyrekten 19-16 yenik ayrıldık.

İkinci periyodun başında İbrahim’in iki üçlüğü ve Ender’in attığı basketle öne geçtik, ancak Zukauskas ve Kakuenas’ın peş peşe attığı sayılar, Litvanya’nın bu bölümü 25-20, devreyi de 44-36 önde kapamasını sağladı.

Süper Jasikevicius

Üçüncü çeyrekte ribaund zaafımızı gören Tanjeviç, Semih, Mehmet, Hidayet, Ersan, Hakan beşini sahaya sürdü. Ancak bu oyuncularımız da Litvanya’nın hızını kesemedi. Hidayet ve İbrahim’in hücumdaki gayretlerine karşın, Jasikevicius öyle bir oyun ortaya koydu ki, bu çeyrek de 19-12 Litvanya’nın üstünlüğüyle geçildi. Final bölümünde Litvanya ağırlığını iyice hissettirdi ve karşılaşmadan 17 sayılık farkla galip ayrıldı.

Takımımızda Hidayet (18 sayı, 5 ribaund), İbrahim (17 sayı, 4 ribaund) ve biraz da Mehmet’in (11 sayı, 10 ribaund) dışında oyuna etki edecek başka oyuncu çıkmaması, kaybetmemizin en önemli sebebi idi. Maçın MVP’si ise 18 sayı, 7 asist ve 8 ribaundla oynayan Jasikevicius’tu.

Bu yenilgiyi hemen unutup, bugünkü Almanya maçını kazanmamız gerekiyor. Seyrettiğim kadarıyla Almanya ve Çek Cumhuriyet’inden iki gömlek üstünüz. Almanlar’da Nowitzki, Okulaja ve Mithat Demirel’den başka sayı atan oyuncu göremedim. Bugün, gerçek oyunumuzu ortaya koyarak Almanya’yı yenip, yolumuza devam etmeliyiz. Bunu da başaracak güçteyiz.

Kaynak: http://www.milliyet.com/

Büyümüşte küçülmüş :D

Onlar aslında bizen akıllı peki ya konuşamadıkları söyleyemedikleri düşünceleri İşte şimdi onları okuyoruz hep bereber (:




































Bilimin çözemediği 10 olgu

 Herşeyi artık bilimden beklememiz gerekmediği düşüncesi içten içe hayatımıza girdi artık onlarında herşeyin çözümünü bulamadığı kesin onlarında yapamadığı açık Bir nevi "artık her şeyi devletten beklememek" lazım haberimizi okuyoruz...

Modern tıp artık pek çok hastalığın çaresini buluyor, son 10 yılda teknolojide gelinen nokta hayal sınırlarımızı zorluyor. Ancak bütün bu sevindirici gelişmelere karşın, evren ve güzel gezegenimiz Dünya, hikmetini bir türlü çözemediğimiz sırlarla dolu. Üstelik bu konularda yürütülen çalışmalar, araştırmalar da en azından yakın gelecekte pek umut verici görünmüyorlar. Amerikan LiveScience dergisinde, yüzyıllardır gizemi çözülmeye çalışılan, varlığı ve yokluğu tartışılan, somut kanıtlara sahip olunamadığı için ‘sır’ olarak kalmayı sürdüren, bilimin bir türlü kesin ve akla yatkın bir açıklama sunamadığı tuhaf, ürpertici, merak uyandırıcı, en çok konuşulan ‘10 Gizemli Olgu’nun listesi yayımlandı. Hayaletlerden UFO’lara, psişik güçlerden ‘déjà vu’ duygusuna kadar tartışılan ve açıklanamayan 10 fenomen sizi bekliyor.





1 - BEDEN / ZİHİN BAĞLANTISI
Bir efsaneye dönüşen ‘plasebo etkisi’ zihinle beden arasındaki muhteşem ilişkinin en basit kanıtı. Bu etki kendini şöyle gösteriyor: Sahte, yani aslında ilaç olmayan bir ilaç aldıklarından habersiz denekler, dertlerine derman olacak bir hap ya da şurup içtiklerini düşündüklerinden kendilerini daha iyi hissediyorlar. Üstelik etki kimi zaman bununla da kalmıyor, tıbbi belirtilerde de düzelme görülüyor. Bazen de bu ‘yalancı’ ilaçların işe yaradığını kanıtlamak istercesine, içtiklerinin etkisiyle acı çekiyorlar. Plasebo deneklerine bakınca, insan ister istemez, zihin neye inanırsa bedeninin de onu yaşadığına hüküm getiriyor. Pek çok uzman, zihnin yardımıyla bedenin kendi kendini iyileştirebilme kabiliyetinin, modern tıbbın yaratabileceği bir ‘mucize’den kat be kat büyüleyici olduğuna inanıyor.



2 - HAYALETLER
“Ölü insanlar görüyorum” repliğiyle zihnimize kazınan ‘Altıncı His’ filminden, lisedeyken ev partilerinde pek çoğumuzun katıldığı masum ruh çağırma seanslarından, çocukken masal gibi dinlediğimiz korkulu hayalet hikâyelerine kadar ruhlar üzerine hep konuşulur. Hayaletlerin varlığı hakkında ciddi bir kanıt olmamakla birlikte, onları gördüğünü, onlarla konuştuğunu, onların fotoğraflarını çektiğini ısrarla anlatan -içten ya da değil- şahitler, pek çoğumuzun yakın çevresinde bile mevcut.



3 - DEJA VU
Fransızca bir kelime olan ‘déjà vu’, Türkçede ‘daha önce görülmüş’ anlamını taşıyor. Açıklamak istediği durum ise şu: Özel bir anı ya da birtakım koşulları, aynı şekilde daha önceden de yaşamış olduğunuzu hissetme hali. Herkesin hayatında bir ya da birkaç kez yaşadığı bu duygu, şaşırtıcı, anlaşılmaz, gizemli ve evet ürkütücüdür. Birçok kişi ‘déjà vu’ hissini psişik bir deneyim olarak algılar. Birçok kişiye göre ise bunlar, önceki hayatlarımızdan davetsiz çıkıp gelen anlık karelerdir. Araştırmacılar ‘déjà vu’ ile ilgili bazı açıklamalar yapmaya çalışsalar da, bu tuhaf hissin nedeni, bir gizem olmayı sürdürüyor.



4 - TAOS UĞULTUSU
ABD’nin New Mexico eyaletinde bulunan küçük Taos kentini ziyaret eden bazı turistler ve vatandaşlar, yıllardır, çöl havasında gizemli, güçsüz, düşük frekansa sahip bir uğultu ve titreşim duyduklarını anlatıyorlar. Bu iddiada bulunanlar, Taos vatandaşlarının sadece yüzde ikisini oluşturuyor. Bazıları bunun çöldeki garip birtakım akustik sorunlarından kaynaklandığını düşünürken, bazıları da bir çeşit kitle histerisi ya da uğursuz bir sır olduğuna inanıyor. Duyulduğu iddia edilen sese ister vızıltı, ister uğultu, ister titreşim deyin; ister psikolojik, ister doğal, ister doğaüstü olduğuna inanın... Hakkında bilinen bir tek gerçek var: O da şimdiye kadar hiç kimsenin bu garip sesin kökenini ortaya çıkaramadığı.



5 - DUYU ÖTESİ ALGI
Hem Doğu, hem de Batı toplumlarında, bazı insanların bir çeşit psişik güçleri olduğuna inanılıyor. Bugüne dek psişik güçleri olduğunu iddia eden kişiler, araştırmacılar tarafından pek çok teste tabi tutuldu. Ancak elde edilen sonuçlar her seferinde ya olumsuz ya da muğlak ve şüpheliydi. Altıncı hissin gücüne inanan pek çok kişi, psişik güçlerin test edilemeyeceğini, çünkü bir nedenle kendilerine şüpheyle yaklaşanların ya da bilim adamlarının yanında azaldığını vurguluyor. Eğer bu tespit doğruysa, bilimin psişik güçlerin varlığını, gelecekte de ne ispat edebilmesi ne de çürütebilmesi mümkün görünmüyor.



6 - ÖNSEZİ
İster altıncı his, ister önsezi, ister kötü hisler diyelim; hepimizin hayatımızda en az bir ya da birkaç kez garip sezgilerimizi rehber alarak hareket ettiğimiz olmuştur. Elbette bu karamsar hislerimiz çoğunlukla yanlış çıkar. Ancak kimi zaman kimi insanların altıncı hisleri -ne yazık ki- doğru alarm verir. Psikologlar bu durumu açıklarken insanların bilinçaltlarında, farkında olmadan çevremizdeki dünya hakkında bilgi topladığını vurguluyorlar. Bu şekilde biz aslında sadece ‘görünüşte bilmediğimiz’ bazı şeyleri biliyor ya da hissediyoruz. Ancak söz konusu bilgiler bilinçaltımızın derinliklerinde yaşadığı için, bunun nasıl olduğunu bir türlü anlayamıyoruz. Bu açıklama kimileri için tatmin edici olsa da pek çok araştırmacıya göre önsezi, kanıtlanması ve üstünde çalışılması zor bir konu.



7 - ÖLÜMDEN SONRA HAYAT
Hayatlarında bir kez ölüme yakın deneyim geçirmiş kişilerin bazıları, karanlık bir tünelde yol alıp, sonunda beyaz bir ışık huzmesine kavuştuklarına dair hikâyeler anlatır. Bunlar arasında sevdiklerinize kavuşmak, garip bir huzur hissetmek gibi daha renkli öyküler de mevcuttur. Bu deneyimler son derece etkileyici olmakla beraber, maalesef kimse ‘öbür taraf’tan elinde bir kanıtla ya da doğrulanabilir bir bilgiyle geri dönmeyi başaramadı. ‘Öbür dünya’ meselelerine kuşkuyla yaklaşanlar, söz konusu deneyimlerin travma geçirmiş bir beynin gördüğü halüsinasyonlar olduğunu vurguluyorlar. Tabii bu nedenle de son derece doğal ve açıklanabilir olduklarını... Ölüp de geri dönen olmadığına göre, bu konu gizemini koruyacak.



8 - UFO’LAR...
UFO deyince genelde insanların aklına uçan daireler, kısacası uzay gemileri gelse de UFO’nun açılımı ‘Tanımlanamayan Uçan Nesne’... Ve bu nedenle evet UFO diye bir şey var. Çünkü dünyanın her tarafında, gökyüzünde ne olduğunu tanımlayamadıkları birtakım objeleri gördüğünü söyleyen insanlar var. Ancak bu obje ve ışıklar, aslında uçak mıdır, meteor mudur yoksa gerçekten Marslıların son model uzay gemisi midirş Bu bir türlü açıklığa kavuşamıyor.



9 - ASLA BULUNAMAYAN KAYIPLAR
İnsanlar bazen kaybolur. Bazıları yaşadıkları hayattan kaçar, bazıları büyük çaplı ve cesetlerin tanınamadığı kazalarda yitip gider, bazıları cinayet kurbanı olur. Kayıplar ölü ya da diri bulunur. Ancak bazı insanlar vardır ki adeta buharlaşırlar. 1872’de Portekiz yakınlarında bulunan ‘hayalet gemi’ Marie Celeste’in mürettebatı, Amerikan işçi lideri Jimmy Hoffa bu şekilde kayıplara karışanlardan sadece bazıları. Kaybolanlar, normal şartlarda polis soruşturması, itiraflar ya da tesadüf sonucu bulunuyor. Ancak ortada kanıt olmadığı zaman insan, psişik detektiflerin işe ele atması gerektiğini düşünüyor.



10 - BÜYÜK AYAK
Bu gizem de Amerika’dan... Yeni Kıta’da yıllar boyunca, insana benzeyen, bol tüylü, son derece iri, ‘Büyük Ayak’ adlı bir yaratığı gördüğünü iddia eden sayısız insan ortaya çıktı. Tüm kıta çevresinde kaydedilen iddialar eğer doğruysa, aslında binlerce Büyük Ayak’ın yaşıyor olması gerekirdi. Ancak bugüne kadar bu korkunç yaratığa ait tek bir ceset bile bulunamadı. Ortada belirsiz fotoğraflar, video kayıtları ve tanıkların açıklamalarından başka bir şey yoktu. Görünen o ki, Büyük Ayak da, İskoçya’nın varlığı bir türlü kanıtlanamayan ünlü Loch Ness canavarı gibi gizemler dünyasındaki yerini koruyacak.


Not: alıntı TEMPO